16 Eylül 2015 Çarşamba

Eurobasket 2015 – Yarı Finale Doğru

              Eurobasket’te çeyrek final maçları da tamamlandı ve yarı finallere geldik...


            Çeyrek finallere bakarsak; Fransa ve Sırbistan, -sırasıyla- Letonya ve Çek Cumhuriyeti'ne karşı kesin favori durumundaydılar. Bu iki maç da benzer şekilde geçti; favoriler maça çok kötü başladılar, iyi şut bulan Letonya ve Çek Cumhuriyeti yavaş yavaş ritmlerini kaybettiler -Çekler daha dirençli oldu- sonunda favoriler rahat kazandılar.


İspanya-Yunanistan ve Litvanya-İtalya maçları ise bu turun çekişmeli maçları oldu. İspanya, Yunanistan karşısında son çeyrekte maçı çevirdi ve son dakika içindeki top kayıplarına rağmen Antetounkmpo'nun orta sahadan attığı şut girmeyince yarı finalist oldular... Çeyrek finallerin son maçı olan Litvanya-İtalya beklendiği gibi çok çekişmeli geçti. Litvanya maçın genelinde bir veya birkaç adım önde olsa da maç sonunda yakalandılar. Son topta Gentile lakayt davrandı ve topu kullanamadı, böylece maç uzadı. Uzatmada ise Litvanya tecrübeli oyuncularıyla farklı kazandı.



            Fransa-İspanya: Son şampiyon ve evsahibi Fransa, İspanya ile 2013 yarı finalinin rövanşına çıkmış olacak. Fransa şu ana kadar gerçekten güçlü bir takımla karşılaşmadı diyebiliriz; Türkiye-Letonya maçlarında maç başında kötü oynasalar da ikinci yarıda savunma dozajını arttırarak galibiyetlere gittiler. Letonya maçında Gobert 13s- 6r- 3b ile pota altında büyük fark yarattı. Tony Parker 18s- 6a ile turnuvadaki en iyi performansını sergiledi. De Colo 15s- 7r- 5a ile etkileyici bir performans sergiledi. Lauvergne kenardan gelip 14s- 7r ile oynadı. Lauvergne-Kahudi dışında kenardan gelip önemli katkı veren başka bir isim olmadı.


İspanya'ya bakalım; İspanya grup maçlarında etkileyici sonuçlar almamıştı ve Yunanistan karşısına geldiklerinde, daha az şans verilen takım konumundaydılar. Önceki maçlardan farklı bir şey de olmadı diyebiliriz, Pau Gasol 27s- 9r- 3a- 2b ile yine takımını sırtında taşıdı. Nikola Mirotic 18s- 2a ile oynadı ama sadece 1r alabildi. Sergio Rodriguez ise 10s- 5a ile oynadı. Maçın başı dışında Llull etkili olamadı, Rudy neredeyse hiç yoktu. 8 kişilik bir rotasyon kullanan İspanya'da Gasol-Mirotic-Rodriguez takımın en iyileri oldular; Fransa karşısında da muhtemelen dar bir rotasyon kullanacaklardır.


Perşembe 22:00'de oynanacak olan maçla ilgili kısaca bir tahmin de yazalım; Fransa önceki maçlardaki gibi ilk bölümde kötü oynarsa bu sefer pahalıya patlayabilir. İspanya ilk yarıda oyunun kontrolünü ele geçirirse, sonuna kadar götürebilirler. Diğer taraftan, Fransa Gobert-Lauvergne ikilisiyle İspanya'nın pota altı skorerlerini yavaşlatmaya çalışacak ve bunda başarılı olmaları durumunda İspanya'nın skor bulması zor olabilir. Fransa'nın pota altında etkili olması ve Tony Parker'ın da rahat oynaması durumunda Fransa'nın maçta daha büyük favori konumuna gelmesi muhtemel...




            Sırbistan-Litvanya: Sırbistan, zorlu B Grubu'nu lider bitirmişti ve eleme maçlarında da zorluk yaşamadılar. Çeyrek final maçında Teodosic'in şovunu izledik diyebiliriz. 12s- 14a ve sadece 2 tk ile oynayan Teodosic, yaptığı akıl dolu asistlerle izleyenlere çok keyifli anlar yaşattı. Takımına müthiş liderlik yaptığını söyleyebiliriz. Nemanja Bjelica 14s- 10r ile oynarken; kenardan gelen Erceg-Raduljica-Nedovic üçlüsü toplamda 44 sayıya ulaştılar.



Litvanya zorlanmasına rağmen turları geçmeye devam ediyor. Gruptaki son üç maçı ve Gürcistan maçını son dakikada kazandıktan sonra, İtalya maçı da uzadı, uzatmada tecrübeli yıldızlarıyla galip geldiler. Litvanya'nın bu maçta oyun planını beklendiği gibi uyguladığını söyleyebiliriz. Kalnietis'in liderliğinde, pota altında Valanciunas'ı devreye soktular, Maciulis yine etkili oldu; uzatma bölümünde İtalya'nın yıldızları saçmaladılar. Üç yıldız da maçı double-double'la tamamladılar. Valanciunas 26s- 15r, Maciulis 19s- 10r, Kalnietis 14s- 11a.



İki takım arasında oynanan son iki maça bakarsak Eurobasket 2011'de Litvanya, 2013'te ise Sırbistan galip gelmişler. Litvanya'nın oldukça inatçı bir takım olduğunu görüyoruz bu turnuvada. Oyun düzeni olarak birbirlerine oldukça benzer oyun planlarıyla sahada olacaklar. Teodosic-Kalnietis, Raduljica-Valanciunas, Bjelica-Jankunas, Kalinic-Maciulis... Buralarda sadece Sırbistan'ın 4 numaraya daha fazla ağırlık verdiğini, Litvanya'nın ise 3 numaradan oynadığını görüyoruz. Bjelica-Maciulis takımları için daha kilit oyuncular olacak gibi duruyor; 1-5 numaralardan iki takımın da benzer katkılar alacağını düşünürsek, Bjelica-Maciulis belirleyici olacaktır ama Teodosic'in de çeyrek finalde gösterdiği performans çok özeldi ve onu küçümsemek olmaz...




         



sahinarif88@hotmail.com



twitter: @arifsahin1

PROFİL – Flavia Pennetta

                US Open 2015’de kariyerinin ilk ve tek Grand Slam şampiyonluğunu elde eden Flavia Pennetta’nın kariyerine bakalım…



                Başlangıç: 25 Şubat 1982 Birindisi doğumlu olan Flavia, 5 yaşındayken babasıyla beraber tenis çalışmalarına başladı ve 15 yaşındayken de ITF turnuvalarında oynamaya başladı. 1999 Roland Garros’ta genç kızlarda çiftler kategorisinde Roberta Vinci ile beraber şampiyonluk yaşadı.



                Turdaki İlk Yılları: 1999’da ITF’te iki tekler ve iki çiftler şampiyonluğu kazanan Pennetta, 2002’de WTA Sıralaması’nda ilk 100’e girmeyi başardı. 2004’te toprak zemindeki turnuvalarda başarılı oldu, iki finalde kaybettikten sonra Polonya’da kariyerinin ilk şampiyonluğunu elde etti. 2005 Şubat’ta da arka arkaya iki turnuva kazandı ve ilk 30’a girmiş oldu. 2006-8 arasında Slam’lerde genellikle ilk turlarda oynadı, 2008’de Amerika’da çeyrek finali yakaladı ve sıralamada ilk 20’ye girmiş oldu.



                Çiftler Başarıları ve Sakatlık: 2010 başından itibaren Gisela Dulko ile beraber çiftlerde mücadele ettiler ve müthiş başarılar yakaladılar. İki turnuva şampiyonluğu ve Grand Slam’lerde iki çeyrek-iki yarı final; 2011 Avustralya Açık şampiyonluğuyla birlikte Flavia Pennetta dünya çiftler sıralamasında da 1 numaraya çıkmış oldu.  2012 sonunda Dulko tenisi bıraktı, Pennetta da bilek sakatlığı sonrasında kortlardan uzak kaldı.



                Sakatlık Dönüşü ve Kariyerinin Zirvesi: Bilek sakatlığından sonra WTA Tekler Sıralaması’nda ilk 50’nin dışına çıkan İtalyan’ın dönüşü yavaş oldu ama sonuç olarak muhteşem oldu diyebiliriz. 2013’te Amerika’da yarı final oynadı, 2014’te Avustralya’da çeyrek final oynadı ve kariyerindeki en üst düzey tekler şampiyonluğunu Indian Wells’te yaşadı. Bu turnuvada kura şansının da yanında olduğunu söyleyebiliriz. Yarı finalde, 1 nolu seribaşı olan Li’yi ve finalde de 2 nolu seribaşı olan Radwanska’yı yendi ama onlar dışında oldukça rahat isimlerle karşılaştı.


                2014’te Wimbledon’da dördüncü tur ve Amerika’da çeyrek final başarıları yakaladı. Çiftlerde ise yılın ikinci yarısında Martina Hingis’le beraber oynadılar. US Open finalinin yanında Uzak Doğu’da iki şampiyonluk elde ettiler.



                2015 yılı ve US Open şampiyonluğu: Çok iyi geçen 2014’ün ardından 2015’te çok başarılı başlamadı. Sert zemin sezonunda Dubai-Indian Wells-Miami’de çeyrek finallere geldi; Grand Slam’lerde ise 4.tur oynadığı Roland Garros haricinde kayıptı diyebiliriz. Amerika Açık’a 26 nolu seribaşı olarak katılan Pennetta, ilk turlarda Gajdosova-Niculescu-Cetkovska’yı yendi; özellikle Cetkovska karşısında geriden gelerek kazanması etkileyici oldu diyebiliriz. Sonraki üç turda, oldukça iddialı olan seribaşlarıyla karşılaştı, sırasıyla Stosur-Kvitova-Halep’i yendi; Kvitova karşısında geriden geldi ve Halep karşısında çok yorulduğunu söyleyemeyiz; neredeyse kusursuz bir performansla yendi. Final için muhtemel rakibi Serena Williams olarak gözüküyordu ama vatandaşı Roberta Vinci hiç beklenmeyen muazzam bir geri dönüşle Serena’yı yenince Pennetta’nın kupa yolunu da açmış oldu. Final maçının ilk setinde zorlanmasına rağmen tiebreakle kazanan Pennetta, ikinci sette rahattı ve kupayı kazandıktan sonra da yıl sonunda tenisi bırakacağını açıkladı… Bu turnuvada çift kadınlarda Sara Errani ile birlikte mücadele ettiler ve yarı finalde Hingis/Mirza’ya kaybettiler…  WTA Sıralaması’nda 8.sıraya yükselen Pennetta, yıl sonu listesi için 6.sıraya kadar çıktı. Pennetta, bu gidişle jübilesini Singapur’daki yıl sonu finallerinde yapacak gibi duruyor…

               





sahinarif88@hotmail.com



twitter: @arifsahin1


14 Eylül 2015 Pazartesi

Eurobasket 2015 – Çeyrek Finale Doğru

            Eurobasket’te ikinci tur maçları da tamamlandı ve artık daha ciddi bölüme geçtik…


            İkinci tur maçlarına bakarsak; birçok maçın formalite icabı oynandığını görüyoruz. Evsahibi Fransa’nın yanında Sırbistan-Yunanistan-İspanya-İtalya ikinci turu çok farklı skorlarla geçtiler. Litvanya, Gürcistan karşısında zor da olsa kazandı. Letonya, Slovenya karşısında sürpriz yaptı diyebiliriz. Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan karşısında ezici bir galibiyet alarak çeyrek finalist oldu.


            Çeyrek final tablosu şu şekilde:


            Fransa – Letonya
            İspanya – Yunanistan

            Ssrbistan – Çek Cumhuriyeti
            Litvanya – İtalya



            Fransa-Letonya: Son şampiyon ve evsahibi Fransa beklediğimiz gibi çeyrek finale kadar hiç zorlanmadı, yarı final için de zorlanmasını beklemek hata olabilir. Gruptaki Polonya ve uzatmaya giden Finlandiya maçı haricinde hiçbir maçta maç skoru olarak rakiplerini 5 sayıya kadar yaklaştırmadılar. Fransa’da takımın en efektif oyuncusu olarak Nando de Colo göze çarpıyor. En fazla süre alan oyuncu olan Tony Parker asist olarak takıma fazla katkı yapmıyor –yapmasına gerek de kalmadı- Joffrey Lauvergne ve Rudy Gobert pota altında önemli istatistiklere imza atıyorlar; Boris Diaw ise ilginç bir şekilde takımın asist lideri oldu.


            İlk turda ev sahibi olan Letonya avantajını iyi değerlendirdi. Zayıf gruplarında çok iyi savunma yaptılar ve son maçta Estonya’yı geçerek gruptan çıktılar. Letonya asıl sürprizi ikinci turda yaptı ve Slovenya’yı geçti. Takımın lideri olan ve en çok süre alan oyuncu olan gard Strelnieks abartılı istatistiklere imza atmasa da oyunun her alanında etkili diyebiliriz. 10 sayı ortalamasını geçen tek oyuncu olan Dairis Bertans sadece %33’le şut atmasına rağmen asist olarak da önemli katkı sağlıyor. Pota altında Fremianis-Berzins; dışarda Timma-Blums diğper dikkat çeken isimler.




            İspanya-Yunanistan: İspanya grupta hayal kırıklığı yarattı diyebiliriz. Sırbistan-İtalya maçlarında potalarında yüksek skorlar görerek kaybettiler; ikinci turda ise Polonya’yı yendiler. Pau Gasol 23s- 8r- 3a- 2b ile inanılmaz oynuyor; turnuvada 8/10 dış şut isabeti var. Mirotic, kadroya çağrılmasının doğru karar olduğunu kanıtladı. Sergio’lar takımın asist yükünü taşıyorlar. Rudy Fernandez hayal kırıklığı yarattı diyebiliriz.

           
            Yunanistan’da takımın skor ve ribaund lideri Kostas Koufos. (maçların yarısında oynuyor) Spanoulis-Printezis-Bourousis-Anteto.-Calathes 20 dakikanın üstünde süre alan ve etkili olan oyuncular.



            Sırbistan-Çek Cumhuriyeti: Sırbistan, zorlu B Grubu’nu domine ederken, son saniyede kazandıkları Almanya maçı dışında tüm maçlarda fark attılar ve ikinci turda da Finlandiya’yı geçtiler. Teodosic-Bjelica-Raduljica skor yükünü sırtlıyorlar; Markovic-Nedovic-Bogdanovic-Kalinic diğer önemli isimler.


            Çek Cumhuriyeti ilginç sonuçlar aldı. Grupta iki galibiyet sonrası arka arkaya üç yenilgi aldılar ama gruptan çıktılar. İkinci tur maçında ise Hırvatistan’ı ezip geçtiler. Vesely-Satoransky-Schilb en etkili isimler; Satoransky 13s-6r-9a ortalamalarıyla etkili oynuyor.




            Litvanya-İtalya: Litvanya gruptaki son üç maçını ve son olarak Gürcistan maçını beş sayının altındaki farklarla kazandı. Valanciunas-Maciulis-Jankunas-Kalnietis en etkili isimler, Seibutis-Kuzminskas diğer önemli isimler.

            İtalya’ya bakacak olursak; zorlu B Grubu’nda kötü başlamalarına rağmen zamanla takım kimyası oluştu ve daha iyi oynamaya başladılar. İtalya NBA patentli yıldızları ve Gentile’yle skor bulmakta sıkıntı  yaşamıyor; Daniel Hackett’ın beklenenden çok uzak olduğunu söyleyebiliriz. Gentile-Gallinari-Bargnani’nin dış şutlarda başarılı olduğunu görüyoruz.


           




sahinarif88@hotmail.com



twitter: @arifsahin1

Amerika Açık'tan Akılda Kalanlar

               Yılın son Grand Slam'ini de geride bıraktık. Bu turnuvadan akıllarda kalanları hatırlayalım...



KADINLAR


Hayal Kırıkları: İlerleyen turlarda da hayal kırıklıkları olsa da burada ilk turda elenenlerden bahsedelim; Lucie Safarova, Karolina Pliskova, Ana Ivanovic ve Carla Suarez Navarro ilk turda elenen yüksek numaralı seribaşları oldular. Safarova ve Ivanovic şanssız kuralar çektiler diyebiliriz, sırasıyla Tsurenko ve Cibulkova'ya çarptılar. Pliskova ve Navarro ise slam'lerdeki başarısız performanslarını devam ettirdiler. Pliskova ilk turda Tatishvili karşısında varlık gösteremedi ve yine ilk turda elendi. Pliskova bugüne kadar hiçbir slam'de üçüncü turu geçemedi. Navarro ise ilk turda Allertova'ya kaybetti ve bu yılki dört Slam'in üçüne ilk turda veda etmiş oldu.


Sürpriz: Finalist İtalyanlar dışında turnuvanın en büyük sürprizlerinden biri de Kristina Mladenovic oldu. Son iki yılda dikkat çekici bir çıkış içinde olan Kiki seribaşlarından Kuznetsova ve Makarova'yı yenmeyi başardı, çeyrek finalde Vinci'ye kaybetti.


Geri dönen yıldızlar: _ Öncelikle Dominika Cibulkova'dan bahsedelim. Eski dünya 10 numarası, sezon başında Avustralya'da çeyrek final oynadıktan sonra sakatlanmıştı ve ameliyat olmuştu. Amerika Açık öncesi yavaş yavaş ritm bulan Dominika, ilk turda Ivanovic'i zorlu bir maç sonunda yendi. İkinci turda Pegula'yı geriden gelerek yendi. Üçüncü turda Bouchard'la oynadığı çok zorlu maçı kaybetti.


_ Viktoria Azarenka bu yıl istediği sonuçları alamamıştı -kötü kuraların da etkisiyle- son iki Slam'de Serena'yla erkenden eşleşmişti. Bu turnuvada ise Serena ile aynı tarafa düşmedi, üçüncü turda Kerber'le inanılmaz bir maç oynadılar ve kazandı. Çeyrek finalde Halep'le yine müthiş bir maç oynadılar, bu kez kaybetti ama bu yılın tek çeyrek finalini oynamış oldu ve gelecek yıl için çok olumlu sinyaller verdi.


_ RG'da ikinci turda, Wimbledon'da birinci turda elenen Simona Halep, Amerika Açık öncesindeki iki turnuvada final oynamıştı. Amerika Açık'ta ilk üç turu çok rahat geçtikten sonra; Lisicki ve Azarenka ile çok zorlu maçlar oynadı ve final setlerinde kazandı. Yarı finalde Pennetta karşısında geldiğinde pili bitmişti desek yanlış olmaz.



Roberta Vinci sürprizi: Vinci Amerika turuna kadar çok kötü bir yıl geçiriyordu. Amerika turunda da müthiş sonuçlar aldığını söyleyemeyiz ama Grand Slam'e iyi hazırlandı. Müthiş bir şansla yarı finale kadar hiçbir seribaşı isimle karşılaşmadı. Karşılacağı tek seribaşı olan Bouchard da kafası üzerine düştü ve maça çıkamadı. Vinci, Serena Williams karşısında geldiğinde bahislerde 1-300 şeklinde bir ihtimal veriliyordu ve bu turnuvada Serena'yı yenebilecek isimler arasında adı hiç geçmiyordu. İlk sette de 2-6 ile kaybeden Vinci'nin fazla direnç göstermesi beklenmeyebilirdi ama müthiş bir direnç gösterdi; 6-4'lük ikinci setten sonra final setine kötü başlamasına rağmen yine müthiş bir şekilde döndü ve kariyerindeki ilk -muhtemelen tek- finale yükseldi; finalde vatandaşı Pennetta karşısında ilk sette ayakta kalsa da, ikinci sette fazla mücadele edemedi.


Şampiyon Flavia Pennetta: 26 nolu seribaşı olarak başlayan tecrübeli tenisçi Gajdosova-Niculescu-Cetkovska'yı yendi ilk üç turda. İşin zorlu kısmı ise dördüncü turda başladı. Dördüncü turdan finale kadar Stosur-Kvitova-Halep'i yendi; Kvitova'yı geriden gelerek yendi, Halep karşısında ise neredeyse kusursuz bir performans sergiledi. Pennetta finalde de Serena'yla eşleşse ve onu yense daha da epik bir şampiyonluk kazanmış olacaktı; finalde Vinci ile oynadı, ilk seti tiebreak'le bitirdi, ikinci sette ise rahattı. Kariyerinin tek grand slam şampiyonluğunu kazanan Pennetta, sezon sonunda tenisi bırakacağını açıkladı.




ERKEKLER


Hayal Kırıklıkları: İlk turda zorlu bir maç sonunda Paire'ye kaybeden -önceki yılın finalisti- Kei Nishikori şüphe yok ki en büyük hayal kırıklığı oldu. Grigor Dimitrov da ikinci turda oynadığı zorlu maçta Kukushkin'e kaybetti. Simon'un ilk turda Young'a yenilmesi de hayal kırıklığı oldu diyebiliriz Fransa adına.


Sürpriz: Donald Young demişken, buradan devam edelim. Evsahibi ülkeden Donald Young, ilk turda Simon ve üçüncü turda Troicki maçlarında ilk iki seti kaybettikten sonra maçları kazandı. İkinci turdaki Bedene maçında ise ilk seti kaybettikten sonra kazandı. Onu durduran isim Wawrinka oldu.


Fransızlar'ın yükselişi: Simon ve Monfils ilk turda elenmiş olsa da, Fransız tenisçiler için iyi bir turnuva oldu diyebiliriz. Çeyrek final oynayan Gasquet ve Tsonga'nın yanında Chardy-Paire de dördüncü tur oynadılar. Paire, seribaşı tenisçilerden Nishikori ve Robredo'yu yendi, Tsonga'ya takıldı. Chardy, David Ferrer'i yenmeyi başardı, Cilic'e kaybetti. Çift erkeklerde ise Herbert/Mahut çifti şampiyon oldular.


Andy Murray'nin serisinin sonu: Bu turnuvaya gelmeden önce üstüste 17 slam'de en azından çeyrek final oynayan ve 2015'teki büyük turnuvalarda (GS&Masters) Djokovic veya Federer dışındaki bir isme kaybetmemiş olan Murray'nin bu serisi Amerika'da son buldu. Kyrgios'u yendikten sonra Mannarino karşısında iki set geriden gelip kazanan Murray, üçüncü turda da Bellucci'yi geçti. Dördüncü turda büyük servisçi Kevin Anderson'la karşılaştı ve turnuvanın seyir zevki en yüksek maçlarından biri oynandı. Kevin, dört sette kazandı ve müthiş bir galibiyete imza atmış oldu.


Düşüştekiler: Sıralamada üst basamaklarda yer alan isimlerden Tomas Berdych ve David Ferrer'in üçer yıllık 'yılda en az iki Slam'de çeyrek final oynama serisi' bu yıl son bulmuş oldu.

_ Rafael Nadal 10 yıl sonra yılı GS kazanamayıp bitirdi, bunun yanında hiçbir slam'de yarı finale de çıkamadı.

_ Milos Raonic son iki Slam'de dördüncü turu göremedi.

_ Grigor Dimitrov Avustralya'da dördüncü tura çıktı, ondan sonraki Slam'lerde ilk turlarda kaybettti.


Çıkıştakiler: _ Stan Wawrinka, 2014 Roland Garros'ta ilk turda elenmesinin dışında katıldığı son sekiz Slam'de en azından çeyrek final görmüş oldu. Bunlardan ikisini kazanan Stan, üçünde de yarı finalist oldu.


_ Kevin Anderson, bu yıl kariyerinin en iyi Grand Slam sezonunu geçirdi. Avustralya'da ve Wimbledon'da dördüncü turda oynadı; Amerika'da ise kariyerinin ilk çeyrek finaline çıkmış oldu ve dünya sıralamasında da 12.sıraya çıkarak rekor kırdı.


_ Marin Cilic: Sezon başında sakat olan Cilic, Avustralya'da oynayamadı, son üç Slam'de ise istikrarlı sonuçlar aldı. Sırasıyla yükselerek dördüncü tur-çeyrek-yarı yapan Cilic, son iki Slam'de Djokovic'e kaybetti.



Finalist Roger Federer: Federer, genel olarak çok başarılı bir turnuva geçirdi diyebiliriz. Dördüncü turdaki Isner maçı haricinde tiebreak bile oynamayan ve maçları çok kısa sürelerde bitiren Federer, Wimbledon'da olduğu gibi yine finalde 1 nolu seribaşıyla eşleşti ve ikinci seti aldıktan sonra son iki seti kaybetti. Federer böylece üstüste üçüncü yılı da Grand Slam şampiyonluğu olmadan kapattı.



Şampiyon Novak Djokovic: İlk iki turda zorlanmayan Djokovic, Seppi-Agut-Feliciano maçlarında biraz test edilmiş oldu; yarı finalde Marin Cilic'i her zamanki gibi çok rahat geçti -bu kez beklentilerin ötesine rahattı- Finalde ise Federer'i Wimbledon finalinde olduğu gibi üçüncü ve dördüncü setleri kazanarak yendi. Djokovic üstüste 11 turnuvada final oynarken, bu yıl üç Grand Slam şampiyonluğu kazandı. Djokovic 2011'de de aynı şekilde Aus-Wimb-US şampiyonlukları kazanmıştı.







_ Martina Hingis'in başarısı: Hingis'in çiftlerdeki müthiş başarıları devam ediyor. Karışık çiftlerdeki Slam'lere Leander Paes ile birlikte katılan Hingis, Roland Garros'ta ikinci turda elenmeleri haricinde üç Slam'i de kazanmış oldu.


. Çift kadınlarda ise Aus'da Pennetta ile beraber başarısız oldular ve Sania Mirza ile beraber oynamaya başladı. Mirza ile beraber Wimbledon'dan sonra US Open'da da şampiyon olmayı başardılar.






sahinarif88@hotmail.com



twitter: @arifsahin1

13 Eylül 2015 Pazar

US Open 2015 – Pazar

               Yılın son Grand Slam’inde son günde de iki final izledik, turnuvanın kapanışı organizasyonun en önemli mücadelesinin finaliyle oldu...


ERKEKLER FİNALİ


      NOVAK DJOKOVIC vs. ROGER FEDERER


      Erkeklerde 1 ve 2 nolu seribaşları hiç zorlanmadan finale yükselmişlerdi... Maç yağmur nedeniyle üç saati aşan bir gecikmeyle başladı.


1.SET: Maç yüksek bir tempoyla başladı.


. İlk oyunda Federer üç servis kırma puanı çevirdi; Djokovic ise servis oyununu rahat kazandı.


. Federer’in ikinci servis oyununda, Djokovic arka arkaya güçlü vuruşlar çıkardı ve Federer’in dışarı vurduğu son topla servis kırdı.


. Hemen arkasından Federer servis kırarak durumu dengeledi.


. 3-3’te  Federer’in arka arkaya hatalarıyla Djokovic tekrar servis kırdı ve avantajı eline geçirdi. Sonraki oyunda Federer servis kırmaya yaklaştı ama basit bir hatayla servis kıramadı ve Djokovic oyunu kazandı.


. Son oyunda Djokovic rakibine puan bile vermedi ve seti 6-4 kazandı.


2.SET: Bu set oldukça çekişmeli geçti, uzun süre boyunca servis kırılmazken Federer’in ilk servislerinden 21/23 gibi muazzam bir başarıyla puan çıkarması müthişti.


. Set boyunca servis kırma şansı elde edemeyen Djokovic, tiebreak öncesi son servis oyununa tutunamadı, Federer servis kırarak seti 7-5 kazandı.


3.SET: Maçın karar seti oldu diyebiliriz; gelişimi ilk set gibi oldu.


. İlk sette olduğu gibi rakibinin ikinci servis oyununda servis kıran Djokovic, yine ilk sette gibi sonra servisini kırdırdı.


. Set boyunca servislerinde daha etkili olan ve servis kırma şansları yakalayan Federer oldu ama toplamda dört servis kırma şansı kaçırdı.

. 4-4’te servis kıran Djokovic, sonraki oyunda 15-40’tan döndü ve seti 6-4 kazandı.


4.SET: İlk oyunda servis kıran Djokovic, 3-2’de servis kırma puanı çevirdi ve sonra bir kez daha servis kırmayı başardı. Son servis oyununda yine 15-40’tan döndü ve etkili servisleriyle maçı bitirdi.



 İstatistikler: 


. İki oyuncu da 5’er kez çift hata yaptılar; Federer 11 ace, Djokovic 3 ace ile oynadılar.


. Federer 56winner/54basit hata; Djokovic 35w/37h ile oynadılar.

. Toplam puanlarda Djokovic 147-145 ile kazandı.

. Djokovic servis kırma puanlarında 6/13 yaptı; Federer ise 4/23.



NOTLAR: 

. Djokovic bu yıl üç Grand Slam kazandı.


. Wimbledon’dan sonra bu maçta da setlerin gidişatı aynı oldu. (Djoko-Fed-Djoko*2)


. Djokovic bu yıl Federer’i 6 maçın 4’ünde yendi.









ÇİFT KADINLAR: Finalde Hingis/Mirza çiftinin rakibi Dellacqua/Shvedova çifti olmuştu. Dünkü çift erkekler finalinde olduğu gibi yine birbirine çok benzeyen iki set oynandı. İki sette de Hingis/Mirza iki kez servis kırdılar ve 6-3'lük setlerle kupaya uzandılar. Böylece;


      . Martina Hingis, Wimbledon'dan sonra US Open'da da hem karışık çiftler, hem de çift kadınlar kupalarını havaya kaldırdı.


      . Hingis'le olan birlikteğine kadar grand slam şampiyonluğu yaşamayan Sania Mirza, Hingis'le beraber olduğu dönemde WTA çiftler sıralamasında 1 numaraya çıktı ve arka arkaya iki Grand Slam kazandı.












sahinarif88@hotmail.com



twitter: @arifsahin1

12 Eylül 2015 Cumartesi

US Open 2015 – Cumartesi

                    Yılın son Grand Slam’inde tek kadınlar finali ve çift erkekler finali günün maçlarıydı...


KADINLAR FİNALİ


FLAVIA PENNETTA vs. ROBERTA VINCI


                Kadınlarda sürpriz final eşleşmesi çekişmeli başladı. İki tenisçi de servis oyunlarında etkili başladılar; 2-2'de Vinci servis atarken garip bir oyun oldu diyebiliriz. İki tenisçi de adeta birbirine ikramda bulundu, yedinci servis kırma puanında Pennetta servis kırdı.



. 2-4 ise maçın kırılma anı oldu diyebiliriz. Vinci üzerindeki gerginliği atarak winner üretmeye başladı; daha agresif oynadı ve Pennetta'yı yavaşlattı. Vinci servis kırdıktan sonra servis kırma puanı olmadı ve tiebreak'e gidildi.



. Tiebreak'te de iki tenisçi servislerinde etkili oldular ama daha fazla hata yapan Vinci oldu. Pennetta tiebreak'i 7-4 kazandı.



. İkinci set ise Pennetta açısından çok rahat geçti diyebiliriz; sete 4-0'la başlayan Pennetta karşısında Vinci kısa bir direnç gösterdi, servis kırdı ama Serena karşısında olduğunun aksine bu kez geri dönemedi. Pennetta 6-2 ile bitirdi.



_ Şampiyon Pennetta kupa töreninde de sezon sonunda tenisi bırakacağını açıkladı.










ÇİFT ERKEKLER: Finalde sürpriz bir eşleşme oluşmuştu. 8 nolu seribaşı Murray/Peers ile 12 nolu seribaşı Herbert/Mahut karşılaştılar... Finalde birbirine çok benzeyen iki set izledik. İki sette de set boyunca servis kırılmadı; son oyunlarda Herbert'in mükemmel sayılarıyla servis kıran Fransızlar iki seti de 6-4'le bitirdiler.


_ Fransızlar ilk servislerinden toplamda 33/38 gibi muhteşem bir başarıyla puan çıkardılar.


_ Herbert/Mahut bu yıl Avustralya Açık sonrası ikinci Slam'lerini kazandılar; Murray/Peers ise Wimbledon'dan sonra burada da finale kalıp finalde set kazanamadılar.










sahinarif88@hotmail.com




twitter: @arifsahin1

US Open 2015 – Yarı Finaller

               Yılın son Grand Slam’inde yarı finaller tamamlandı. Yarı finalleri hatırlayalım…


KADINLAR


                                          FLAVIA PENNETTA vs. SIMONA HALEP

                Kadınlarda ilk yarı final beklenenin altında bir mücadeleye sahne oldu ve sonuçta Pennetta kariyerinin 49. Grand Slam'inde ilk Grand Slam finaline yükselmiş oldu...


                . Maçta ilk servis kırma şansını Halep yakaladı ama çok basit bir backhand hatasıyla servis kıramadı, sonraki oyunda ise Pennetta servis kırdı. Pennetta diğer oyunlarda da rakibine oyun kazanma fırsatı vermedi ve 6-1 bitti. Birinci sette Halep çok kötü bir servis performansı sergiledi; ilk servislerini %55'le oyuna soktu ve ilk servislerinden sadece %45'le puan çıkardı.


                . İkinci sete karşılıklı servis kırmalarla başlandı. Halep servisine tutundu ve sonrasında servis kırarak 3-1 ile öne geçti ama oyundaki üstünlüğünü sürdüremedi. Halep'in önceki maçlardaki yorgunluğu etkili oldu ve Halep önceki maçlardaki savunmasını sergileyemedi; Pennetta ise açılı vuruşlarıyla rakibini yıprattı ve arka arkaya puanlar aldı. Sonuç olarak; Pennetta arka arkaya beş oyun kazandı ve finalist oldu...


_ Maç genelinde Pennetta 23w/16h ile oynadı; Halep ise 10w/23h. Halep ilk servislerinden %42, ikinci servislerinden %36 ile puan çıkarabildi.





                                       SERENA WILLIAMS vs. ROBERTA VINCI


Serena Williams'ın üstüste 5.grand slam finaline -ve sonrasında şampiyonluğuna-  yürümesini engelleyen isim, yarı finale gelmesi dahi sürpriz olarak karşılanan Roberta Vinci oldu.


. İlk sette Serena üstündü. Maçta ilk servis kıran isim Roberta Vinci oldu ama toplam puanlarda 16-3'lük bir seri yakalayan Serena Williams  seti lehine çevirdi ve 6-2 ile bitirdi. İlk setin anahtar istatistiği iki oyuncu da 8'er hata yaparken Serena'nın 16, Vinci'nin ise sadece 3 winner üretmeleri oldu.


. İkinci setee 2-2'de servis kıran Vinci bu kez ilk setteki hatasına düşmedi; basit hata sayılarını sadece 4'te tuttu ve servis oyunlarına tutunarak seti 6-4 kazandı.


. Final seti ise yıllarca hatırlanacak epik bir mücadeleye sahne oldu. Serena servis kırarak başladı ama 2-0'da servisine tutunamadı. Vinci'nin 'slice'ları Serena'yı zor durumda bıraktı. 2-2'de Serena bildik 'rakibi bozma' hareketlerine girişse de bundan da sonuç çıkmadı. 3-3'te Serena atarken maçın kırılma puanını alan Vinci devamında servis kırdı, kendi servisinde 15-40'tan döndü ve sonraki servis oyununda rakibine puan bile vermeden maçı kazandı.



_ Genel istatistiklere bakacak olursak; Serena 16 tane ace attı, sadece 4 çift hata yaptı, %74 ilk servis puanı kazandı. Vinci ise sadece %50'yle ilk servislerini oyuna sokabildi. Serena toplam puanlarda maçı 93-85 önde bitirdi. Serena 50w/40h; Vinci ise 19w/20h ile oynadılar.


_ Serena Williams 2015'te üçüncü kez yenildi ve ilginç bir şekilde bu üç yenilgi de yarı finallerde geldi. (Madrid-Kvitova, Toronto-Bencic, US Open-Vinci)


_ Grand Slam'ler tarihinde ilk kez dünya sıralamasında ilk 20 dışında yer alan iki kadın tenisçi finale çıkmış oldular...




   ERKEKLER


                                      NOVAK DJOKOVIC vs MARIN CILIC


Bu maçı uzun uzadıya inceleyecek veriler ortaya çıkmadı. Kısaca yazmamız gerekirse; Djokovic'in elini kolunu sallaya kazandığı maç oldu. Djokovic ilk sette oyun vermedi, sonraki sette bir oyun kaybetti, sonraki sette Cilic bir servis oyunu kazandı, bir de servis kırdı. 90 dakikadan daha kısa bir sürede Djokovic turladı.


Djokovic'in geleneksel olarak Cilic karşısında rahat kazandığını biliyoruz ama Cilic'in maça bu kadar felaket başlayıp, bu kadar aciz kalacağını öngörmek de zordu.


İstatistiklere bakacak olursak; öncelikle Cilic'in berbat servis performansı göze çarpıyor; ilk servislerini sadece %45'le oyuna sokabildi, %60 ilk servis- %22 ikinci servis puanı var.


_ Djokovic 16w/13h ile oynarken Cilic 13w/37h ile oynadı.


_ Djokovic üstüste 11.turnuvasında final gördü; grand slamlerde ise son 7 turnuvada 6.kez finale yükseldi.




                                    ROGER FEDERER vs STAN WAWRINKA


Erkeklerde ikinci yarı final de beklenen çekişme açısından hayal kırıklığı yarattı ve Federer de Djokovic gibi çok rahat bir şekilde finalist oldu.


. Maçın tek çekişmeli seti ilk set oldu diyebiliriz. Federer'in ilk servis oyununda servis kırma şansını kaçıran Wawrinka daha sonra servisini kırdırdı. 3-2'de üstüste üç defa servis kırma puanı yakaladı ama Federer'in müthiş vuruşları onu durdurdu. Bu seti 6-4 kazanan Federer, diğer setlerde rakibine servis kırma şansı vermedi.



. İstatistiklere bakarsak; maçı 10 ace'le bitiren Federer'in ilk servislerini %65'le oyuna soktuğunu ve ilk servislerinden %80, ikincilerinden de %63'le puan çıkardığını görüyoruz.



. Wawrinka ise ikinci ve üçüncü setlerde servis kırmaya yaklaşamamasının yanında; son iki sette giderek düşen bir servis performansı sergiledi. İlk servislerini sadece %49'la oyuna sokan Stan ilk servislerinden %58, ikinci servislerinden %48'le puan çıkarabildi.



.Federer 29w/17h -- Wawrinka 25w/30h





KARIŞIK ÇİFTLER: Finalde evsahibi ülkeden Mattek-Sands/Querrey ile Hingis/Paes karşılaştılar. Beklendiği gibi müthiş bir maç oldu. İki sette de sadece birer kez servis kırıldı. İlk seti H/P, ikinci seti Amerikalılar kazandılar. Final tiebreak'inde ilk olarak Amerikalılar öne geçtiler. Paes'in etkili oyunuyla beraberliği yakalayan H/P, 7-7'den sonra yine Paes'in arka arkaya winner'larıyla galibiyeti aldı ve 1989'dan bu yana aynı yıl içinde üç grand slam şampiyonluğu yaşayan ilk karışık çift oldular...






_ Günü genel olarak yorumlayacak olursak; tekler yarı finallerinde Serena-Vinci maçındaki maçlarda hiç rekabet yoktu. Karışık çiftler finali, Serena-Vinci'nin yanında günün renkli olan bir diğer maçıydı. 








sahinarif88@hotmail.com



twitter: @arifsahin1