13 Ekim 2015 Salı

Becker'in Eli !

Djokovic'in 2011 sezonuyla birlikte başlayan ve bu sezonla birlikte -kanımca- zirveye ulaşan durdurulamayan performansının altında yatan nedir: Bence kesinlikle Boris Becker'dir.

Marian Vajda'nın Djokovic'i 2011 yılıyla birlikte var etmesini kesinlikle göz ardı edemeyiz.Her ne kadar 2013 ile birlikte biraz daha ailesine vakit ayıracağını söyleyip bir köşesine çekilse de halen Djokovic'in başka mentörü ve antrenörü olmaya devam ediyor.Ancak Djokovic'in Becker ile geçen yaklaşık 2 yılında oyununda yaşadığı müthiş dönüşümü yadsımamız imkansız.

Hemen bunu istatistiklerle açıklayayım.Ağustos'un ortalarında Cincinnati'nin hemen öncesinde ortaya konulan araştırmaya göre Novak Djokovic ilk servislerini bulma oranını %65'den %67'ye çekmiş durumda.%65 oldukça iyi bir yüzde.Zaten Djokovic'de 2011'deki gelişiminde bunun önemli bir parça olduğunu söylüyor.Hatta riskli servislerden ziyade atabileceği en garanti servise yöneldiğini söylüyor.İşte tamda bu noktada Becker devreye girdi.Hem Djokovic'in ilk servisleri %2 yükseldi, hem de ilk servislerinden bulduğu puan %74'den %75'e çıktı.

Herhalde Becker'in ne kadar iyi bir servis-voleci olduğunu anlatmamıza gerek yok ki Djokovic 2011'de 3.9 olan maç başı ace sayısını 2015'de neredeyse 1.5 katına çıkartarak 5.8'e ulaştırmış durumda.Yani 2011'e göre hem daha garanti hem de daha etkili servis atıyor.Hele de 2011 öncesi dönemle karşılaştırdığımızda aradaki uçurumlar iyice ortaya çıkıyor.Aynı şekilde Djokovic'in maç başına yaptığı çift hata sayısında ve tie-breaklerdeki karnesinde de önemli bir fark göze çarpıyor.Artık en kritik yerlerde de teniste ''Acil durumda camı kırın'' diye tabir edilen servislere daha iyi gidebiliyor.Daha bu sezon bitmemesine rağmen daha fazla tie-break oynamış durumda ve 2011'de 9-9 iken bu sezon 13-9'luk bir karnede.Bir de bunların yanında servis oyunları 2011'e göre %86'dan %90'a yükseltmiş durumda.

Becker gibi kazanmayı çok iyi bilen daha 18 yaşında Wimbledon zaferine ulaşmış biriyle çalışmanın avantajları sadece kort içinde olmamalı.Djokovic'in bu sezonki performansına baktığımızda Avustralya Açık öncesi katıldığı Doha dışındaki tüm turnuvalarda en az final oynamış durumda.Geçen haftaki Çin Açık zaferiyle birlikte üst üste 12 tane turnuvada en az final oynadı.2011'de Roland Garros'a gelene kadar bu sayı 7'ydi ancak orada yarı finalde Federer'e elenene kadar üst üste 37 maçını kazanmıştı.Belki de bence 2011'in 2015'ten üstün olan tek yanı bu.Kazanma alışkanlığından bahsediyordum: Djokovic bu sezon top 10 oyuncularına karşı 23-5'lik karneye sahip.Daha önce 2012 ve 2014'de yine kendisi 2013'de de Nadal 24 galibiyet alabilmişti.Djokovic'in mevcut formunu düşündüğümüzde (önümüzde Şangay, Paris ve yıl sonu turnuvası Londra var) 30'u geçebileceğini rahatlıkla önce görebiliriz.Bu da top 10'daki en elit oyunculara karşı maç içindeki çok ufak anlarda çok daha sağlam kalabildiğinin bir göstergesi.

Son olarak biraz da istatistiklere pek yansımayan ama Djokovic'in oyunundaki değişimi gösteren etkilerden bahsedicem.Mesela 2011 Wimbledon finaliyle 2015 finalini karşılaştıralım.2011'deki finalde Wimbledon'ın ruhunun aksine 2 tane basiline oyuncuyu korttaydı.Nadal sadece 9 kere fileye gelirken Djokovic'de bu sayı biraz daha fazlaydı: 26.2015'de ise Djokovic kanadında bu sayı 34'e çıkmış durumda.Her ne kadar 26 ile 34 arasında dağlar kadar fark olmasa da izleyenler açısından bu fileye çıkışların zamanlaması ve kalitesi çok değişmiş durumda.Djokovic'i saf bir voleci olarak niteleyemeyiz ancak maçlarda onu daha çok fileye çıkarken veya ralli içinde fileye gelmekten çekinmezken görebiliyoruz.Özellikle backhandine gelen yüksek volelerdeki başarısı kesinlikle çok üst düzeye çıktı.Aynı zamanda karşısında iyi bir voleci olduğunda da nasıl oynayacağını iyi biliyor.Lafı 2014 ve 2015 Wimbledon finallerine getirmeden önce 2013'de Djokovic'in bence Murray'e hediye ettiği bir Wimbledon var.Becker ile birkaç ay erken çalışmaya başlasa şu an 4 Wimbledon sahibi olmaması için hiçbir sebebi olmazdı.

2014 ve 2015 Wimbledon'larındaki en büyük fark Novak Djokovic'in oyununun oldukça çime evrilmesi oldu.Federer'in servis volelerine, chip & chargelarına çok daha iyi yanıt verebiliyor hatta kendisi de voleye çıkabiliyordu.80'lerdeki finalleri hatırlatmasa da Djokovic-Federer ikilisi çimde oynanan bir maç bakımından bize 2000'lerde iyi bir deneyim yaşattı.Djokovic'in bu finalleri kazanmasındaki en büyük payın Becker'e ait olduğunu düşünmekle birlikte Becker'le çalışmasaydı 2 finali de kaybetceği düşünceğini taşıyorum.

Son bir not olarak Djokovic'in gelişiminde Becker'in, daha öncesinde de Vajda'nın etkisi çok büyük.Ama bir önemli nokta da geçen senenin Temmuz aylarında evlenip birkaç ay sonra da baba olması oldu.Benzer bir durumu Andy Murray'de de gördük.


Emin Kazdaloğlu

Twitter:@Nickonharf

abcspor.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder