7 Mart 2015 Cumartesi

Türk takımlarının bu haftaki karnesi

Bu hafta Euroleague'de Top16 mücadelesi devam ederken, Eurocup'ta da eleme turu mücadelerinin ilk maçları oynandı...



                                              EUROLEAGUE





Fenerbahçe Ülker: Geçen hafta CSKA'yı deplasmanda yenerek zirve mücadelesine ortak olan Fenerbahçe Ülker, bu hafta Nizhny Novgorod'u ağırladı. Nizhny Kinsey-Parakhouski'siz geldi, Fenerbahçe Ülker'in önceki İstanbul maçlarını hatırlarsak bu maçın önemi daha da arttı. Fenerbahçe Ülker ikinci çeyrekte farkı açtı ve maçın kalanında rotasyonun tamamını kullanma şansını elde etti. Üçüncü çeyrekte fark beş sayıya kadar inmiş olsa da, Fenerbahçe Ülker yıldız oyuncularıyla maçı koparmayı başardı. Nemanja Bjelica 16s- 7r- 3a ile en etkili oyuncu oldu, çok dar bir rotasyonla oynamak zorunda kalan Nizhny'de ise Trey Thompkins 22s- 11r ile yıldızlaştı. Üstüste altıncı galibiyetini alan Fenerbahçe Ülker Olympiakos deplasmanı öncesinde kazaya uğramadı.




Anadolu Efes: Efes için yine içerdeki Malaga maçına benzer bir maç oldu diye yazabilirdik ama Ryan Toolson planları bozdu. İlk yarıda etkileyici dış şut performasıyla farkı çift hanelere kadar çıkaran Malaga'ya karşı Efes ikinci yarıda Heurtel'in önderliğinde toparlandı ve son pozisyona gelirken skoru dengeledi ama Toolson'ın üçlüğü maçı bitirdi. Toolson 25 sayıyla kariyer rekorunu kırarken Kuzminskas-Gabriel de oldukça iyiydiler. Heurtel 23s- 5r- 5a ile oynadı. Efes için sevindirici olan, en azından rakiplerinin kazanamaması oldu, bu sayede Efes dördüncü sırayı korudu ama bir an önce kazanmaya başlamazlarsa uzun sürmeyecek gibi...




Galatasaray Liv Hospital: Zor günler yaşayan Galatasaray LH, Real Madrid karşısında tutunamadı ve son çeyrekte yediği farkla maç 36 sayı farkla bitmiş oldu. Maç için söyleyecek birşey yok, Real Madrid maç boyunca çok rahattı ve toplamda yedi oyuncu çift haneli skorlara ulaştı. Son iki sezonda iki takım arasında oynanan tüm maçları Real Madrid kazanırken, ilk kez bu kadar farklı kazandılar.




                                                           EUROCUP



Banvit: Selçuk Ernak yönetiminde ilk Eurocup maçına çıkan Banvit'e karşı Roma skorer gardları Triche-Gibson'dan yoksun olarak sahaya çıktı. Maçın büyük bölümü Banvit'in 5-10 sayılık üstünlüğüyle geçildi, son çeyreğe girerken fark bir sayıya kadar indi ama Roma son bölümde sadece 4 sayı atınca Banvit maçı rahat kazandı. Banvit'te Sammy Mejia 18s- 9r- 5a- 2tç ile oynadı ve Eurocup'ta haftanın MVP'si oldu. 16 sayılık fark turu garantilemez ama Banvit'in çeyrek finale çok yakın olduğunu söyleyelim; çeyrek finaldeki rakibi zorlu Paris-Turow eşleşmesinin galibi olacak. İlk maçı Paris'te evsahibi takım 74-71 kazandı.


Pınar Karşıyaka: Karşıyaka, ikinci turun en zorlu eşleşmelerinden birini oynadı ve ilk maçta Lietuvos Rytas'la deplasmanda karşılaştı. Rytas maça daha önceki Eurocup maçlarında olduğu gibi hızlı girdi, ilk çeyrekte 30 sayı üretti ve farkı çift hanelere çıkardı ama Pınar Karşıyaka ilk yarıda 49 sayı atan rakibini ikinci yarıda 32 sayıda tutarak ve 'malum isimler' Dixon-Diebler'ın önderliğinde skor bularak beraberliğe zorladı. Juan Palacios da eski takımına karşı etkili olsaydı Karşıyaka bu maçı kazanabilirdi diyebiliriz. Karşıyaka 81-81'in rövanşında İzmir'de kazanırsa çeyrek finalde muhtemelen Gran Canaria ile eşleşecek. Canaria ilk maçta deplasmanda Cedevita'yı 84-76 ile yenmeyi başardı.







sahinarif88@hotmail.com




twitter: @arifsahin1

5 Mart 2015 Perşembe

ATP Tenis – Ocak ve Şubat

           ATP Sezonu’nda ilk iki ayı geride bıraktık. Bu iki ayda yaşananları kısaca hatırlayalım; yazının ilk bölümünde turnuva bazında bakalım, ikinci bölümde de öne çıkan isimlere bakalım, son olarak da Türkler’e bakalım…
               



TURNUVALAR



                İlk iki ayın tek Grand Slam’i Avustralya Açık Tenis Turnuvası’nda –son yıllarda erkekler tenisinde alışageldiğimiz üzere- çok fazla sürpriz yaşanmadı. Novak Djokovic’in son beş yıldaki dördüncü Avustralya Şampiyonluğu’yla biten turnuvada geçen yılın inişli-çıkışlı ismi Andy Murray finali gördü. Geçen yılın şampiyonu Stan Wawrinka yarı finalde kaldı, diğer yarı finalist de sezona etkili bir oyunla giren Tomas Berdych oldu. Turnuvanın en büyük hayalkırıklığı Roger Federer’in 3.turda Seppi’ye elenmesi oldu. Diğer seribaşlarından; Fognini birinci, Monfils ikinci , Isner üçüncü turda elendiler. Seribaşı olmayan isimlerden evsahibi Nick Kyrgios çeyrek finale çıkma başarısı gösterirken, Seppi-Tomic-Müller dördüncü tura kadar ilerleyebildiler…



                Bu iki ayda (Şubat’ta) ATP 500 serisinde yer alan dört turnuva oynandı. Bu dört turnuvadan Dubai turnuvasının ayrı bir yeri var, takvimde 500 puanlı turnuvalar arasında yer almasına rağmen katılan isimleri düşünürsek bir Masters turnuvası seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz. Dubai finalinde 1 ve 2 numaralı seribaşları karşılaştılar ve Roger Federer, Djokovic’i iki sette geçerek kupayı aldı; Berdych ve (lucky loser) Borna Coric yarı final yaptılar; seribaşlarından Goffin-Gulbis birinci, Agut-Feliciano ikinci turda elendiler…


Rotterdam’da Stan Wawrinka finalde Berdych’i yendi; Simon-Raonic yarı finalde kaldılar; seribaşlarından Gulbis birinci, Agut-Dimitrov ikinci turda elenerek hayal kırıklığı yarattılar… Toprak kortta oynanan Rio’da David Ferrer finalde Fognini’yi yenerek şampiyon olurken Nadal yarı finalde Fognini’ye kaybetti, Haider-Maurer yarı finalist olarak sürpriz yaptı… Acapulco’da David Ferrer üstüste ikinci haftada da şampiyon oldu (hem de topraktan serte dönerek) Kei Nishikori finali kaybetti ama dünya sıralamasında dördüncü basamağa çıkmış oldu, Anderson ve (elemelerden gelen) Harrison yarı final yaparken, Dimitrov yine ikinci turda elenerek hayal kırıklığı yarattı.



                ATP 250 turnuvaları: Bu bölümde tam 13 tane 250 puanlı turnuva oynandı. Bu turnuvalarda en göze çarpan şampiyon Victor Estrella-Burgos oldu. 34 yaşındaki Dominikli toprak zeminde oynanan Ekvador-Quito turnuvasında finalde Feliciano Lopez’i yenerek kariyerinin ilk şampiyonluğunu elde etti. Federer-Nadal-Kei-Stan-Ferrer-Lopez gibi sıralamada önemli yer tutan isimler birer şampiyonluk elde ederken turdaki en genç şampiyon da Auckland’de şampiyon olan 21 yaşındaki Jiri Vesely oldu.











OYUNCULAR




                TOP8:


_  Novak Djokovic ATP Sıralaması’nın zirvesinde toplamda 136.haftasını geride bıraktı. Bu yıl Avustralya Açık’la beraber bir 500’lük, bir de 250’lik turnuvaya katılan Nole Avustralya’da şampiyon, Dubai’de finalist oldu; tek kötü sonucunu Doha’da çeyrek finalde Ivo Karlovic’e kaybederek elde etti.
        

         _ Roger Federer de Djokovic’le benzer bir yolu izledi, sadece sezonu Doha yerine Brisbane’de açtı. Avustralya’da üçüncü turda Seppi’ye elenen Fedex Dubai’de Djokovic’i, Brisbane’de Raonic’i yenerek kupaları aldı.


         _ Rafael Nadal’ın her turnuvada daha iyiye gittiğini söyleyelim. Sezonu açtığı Doha’ya daha ilk turda veda eden Rafa Avustralya’da çeyrek final, Rio’da yarı final oynadıktan sonra ATP 250 Buenos Aires’te şampiyon oldu. Çiftlerde de partneri Juan Monaco’yla iki turnuvaya katılan Rafa Dubai’de kupayı aldı, Buenos Aires’te ise çeyrekte kaldı.


         _ Kariyerinin en iyi derecesi olan dünya dördüncülüğüne yükselen Kei Nishikori yılı Brisbane’de açtı ve yarı finalde kaldı. Avustralya Açık’ta da çeyrek finale çıktı ve Stan’e elendi. Memphis’te finalde Anderson’ı yenerek kariyerinin sekizinci turnuvasını kazanmış oldu. Şubat’ta ise tek turnuvaya katıldı, Acapulco’da finalde Ferrer’e kaybetti.


         _ Geçen yılın büyük bölümünü kötü geçiren Andy Murray bu yılı daha iyi açtı. Avustralya’da finale kadar yükseldikten sonra Şubat’taki iki turnuvada Rotterdam ve Dubai’de çeyrek finale kadar yükseldi ama çeyrek final maçlarında beklenmedik mağlubiyetler aldı.


         _ ’90 sonrasında doğan en formda tenisçi olan Milos Raonic iki tane 250’lik turnuva oynadı; Brisbane’de Kei’yi yenerek finale çıktı ve Federer’e yenildi, Marsilya’da ise daha ilk maçında kaybederek hayal kırıklığı yarattı. Rotterdam’da yarı finale kadar çıktı ve Avustralya’da çeyrek finalde 1 numara Djokovic’e yenildi.
        

         _ Stan de sezona iyi başlayan isimlerden biri oldu. Sezonu Chennai’da şampiyonlukla açan Stan, Rotterdam’da da şampiyon oldu; Avustralya’da yarı final oynadı ve Djokovic’e kaybetti; tek hayal kırıklığı yaratan sonucu Marsilya’da çeyrek finalde elenmesi oldu.


         _ David Ferrer Avustralya’da idare etti, geri kalanında mükemmeldi desek yanlış olmaz. Şubat’ın ikinci yarısında 500 puanlı Rio ve Acapulco’da şampiyon olan Ferrer’in başarısını daha da iyi anlatmak için önce toprak, sonra sert zemin turnuvaları oynadığını söyleyelim. Sezon başında da Doha’da şampiyon olan Ferrer, Avustralya Açık’ta çeyrek final öncesi Kei’ye elendi.







                365 Günlük Sıralama: Bu sıralamada Nole yine zirvede ama arkasındaki sıralama farklı. Federer 7. , Nadal 8. Sıradalar; Stan 2. , Ferrer 3. , Murray-Berdych-Nishikori de takipteler.







                Çıkıştakiler: _ Tomas Berdych Dünya Sıralaması’nda dokuzuncu sıraya düştü ama hiç fena bir sezon başlangıcı yapmadığını not edelim. Doha-Rotterdam’da final, Dubai ve Avustralya Açık’ta da yarı final geldi; Berdych’in kariyerinin en iyi sezon başlangıçlarından biri oldu.


         _ Ivo Karlovic de bu yılın çıkıştaki isimlerinden biri. ‘79lu Karlovic tenis kariyerinin sonlarında önemli bir çıkış yaptı; bu yıl Doha’da yarı final oynadı ve Delray Beach’te şampiyon olarak 23.sıraya kadar çıktı.


         _ Bernard Tomic 71.sıraya kadar düştükten sonra kendini toparladı diyebiliriz. Bu yıl hiçbir turnuvada finale kalamadı ama önceki yıllara göre istikrarlı bir çizgisi var; Brisbane-Sydney-Memphis-Acapulco’da çeyrek final, Delray Beach’te yarı final ve Avustralya Açık’ta dördüncü tur onu 38.sıraya kadar taşıdı.


         _ Turun tecrübeli raketlerinden Andreas Seppi sezona iyi girdi ama Şubat’ta düşüşe geçti. Zagreb’te final ve Doha’da yarı final oynadı; Avustralya’da Fedex’i eledi ve dördüncü tura kadar gitti.

               






                Gençler:  _ En çok dikkat geçen Nick Kyrgios oldu. ‘95li Kyrgios başka turnuvalara katılsa sıralamada ilerleyebilirdi ama Şubat’ta turnuva katılmadı. Sydney’de ilk turda elendikten sonra Avustralya Açık’ta Karlovic-Seppi’yi eledi ve çeyrek finalde Murray’e kaybetti. Bu başarı da onu 35.sıraya kadar taşıdı.



         _ İkinci gencimiz de Borna Coric. ‘96lı Coric Dubai’ye kadar oynadığı yedi maçta sadece iki galibiyet alabilmişti. Dubai’de ise müthiş şanslı bir şekilde ilerledi. Elemelerde kaybetmesine rağmen son anda ana tabloya katıldı. Çeyrek final öncesi Baghdatis’le oynadığı maçı kaybetmek üzereyken Baghdatis sahadan çekilmek zorunda kaldı, çeyrek finalde Andy Murray’i elemesi turnuvada galibiyetle biten tek maçıydı, yarıda Fedex’e elendi ve 61.basamağa çıktı.
               



                Düşüştekiler: _ Grigor Dimitrov’dan başlayalım. Sıralamada 11.sırayı korudu ama Brisbane’deki yarı finali ve Avustralya Açık’taki dördüncü turu dışında hayal kırıklığı yarattı. Rotterdam ve Acapulco’da sırasıyla Müller ve Harrison’a karşı ikinci tur maçlarında ağır yenilgiler aldı.



         _ Ernests Gulbis de sıralamada fazla yer kaybetmedi ama çok kötü bir sezon başlangıcı yaşadı. Şu ana kadar katıldığı beş turnuvaya da ilk maçında veda eden Gulbis Top20’de yer alan isimler arasında sezonun en kötüsü.



         _ Lukas Rosol da sıralamada yer kaybetmedi ama şu ana kadar çıktığı altı maçta tek galibiyet alabildi. Avustralya Açık’ta Kenny de Schepper’i eleyerek tur atlamayı başarmıştı.







                Türkler: Türk erkek tenisçiler arasında son yıllarda olduğu gibi birinci Marsel İlhan ama bu yıl Marsel İlhan kendini daha da geliştirdi ve ilk 100’e girmeyi başardı. Brisbane’de elemelerin finalinde kaybetti ama Avustralya’ya ana tablodan katılmaya hak kazandı. Avustralya Açık’ta son şampiyon Wawrinka’ya kaybettikten sonra Montpellier-Rotterdam’da Fransız rakiplerine yenildi. Marsilya’da elemelerin finalde Zverev’e kaybettikten sonra beklenen patlamayı Dubai’de gerçekleştirdi. Dubai’de iki eleme turunu geçtikten sonra Zverev’i bu kez yendi ve son 16’ya kaldı. Çeyrek final öncesi turnuvanın 7 nolu seribaşı Feliciano Lopez’le eşleşti ve ilk seti kaybetti ama sonraki setlerde müthiş bir servis performansı göstererek maçı kazanmayı başardı. Çeyrek finalde dünya 1 numarası Djokovic’e elendi ama kariyerinin en iyi derecesi olan 77.sırayı elde etmiş oldu…




         _ ‘95li Cem İlkel geçen sezonki müthiş atağını sürdürüyor ve 404.sıraya kadar yükseldi. Cem Futures serisinde beş turnuvaya katıldı. Türkiye’deki üç turnuvada bir yarı-iki çeyrek yakaladı. Mısır’da yarı finali yakaladı. İstikrarlı ilerleyişi gelecek adına ümit verici…



         _ ‘86lı Barış Ergüden 600.sırayı yakaladı. Bu yıl üç turnuvaya katılıp ikisinde çeyrek finali yakaladı. Yaşını da düşünürsek, sıralamada çok yukarılara çıkması zor gözüküyor…














sahinarif88@hotmail.com





twitter: @arifsahin1

4 Mart 2015 Çarşamba

Euroleague’de 9.hafta

Turkish Airlines Euroleague’de 9.hafta maçları Çarşamba-Perşembe-Cuma günleri oynanacak. Türk takımlarının maçlarına ve diğerlerine bakalım…



E Grubu
               

Cuma 20:00 Galatasaray Liv Hospital-Real Madrid: Galatasaray’da ortalık iyiden iyiye karıştı. Daha sezon başlamadan ortalığın karışık olduğu belliydi, takım bütçesi olmadan pahalı bir kadro verdi ve sonrasında işin içinden çıkamadı. Furkan Aldemir’in ayrılmasından sonra takımın en önemli oyuncusu Carlos Arroyo da ödemelerinin yapılmadığını gerekçe göstererek takımdan ayrıldı. Diğer yabancıların da Arroyo’yu takip edebileceği söyleniyor ama Cuma günü Galatasaray’ın geçen haftaki kadrosuyla mücadele etmesi bekleniyor… Euroleague’e dönelim; Galatasaray Top16’ya üç maçta iki galibiyetle başlamıştı ama sonrasında arka arkaya gelen beş yenilgi tur ümitlerini söndürdü. Galatasaray LH tur için oynamasa da, seyircisi önünde yine kazanmak isteyecektir… Real Madrid’e dönecek olursak; inişli-çıkışlı ilk tur performansının ardından Top16’de tempo yakaladılar, geçtiğimiz iki sezonda çok iyi başlayıp kötü bitirmişlerdi, bu sefer çok iyi başlamadılar ama doğru yerde tempoyu yakaladılar. İlk sekiz maçta sadece Maccabi’ye yenildiler ve liderlik koltuğundalar. Real Madrid’in kalan maçlarında Barcelona ve Panathinaikos deplasmanlarının olduğu düşünülürse, bu maçın onlar açısından önemi daha iyi anlaşılır. Real Madrid’de Rudy Fernandez son maçlarda çok formda, Sergio Rodriguez de vitesi yükseltti, Reyes yıllanmış şarap gibi, Llull her zamanki gibi oynuyor, Ayon da takıma daha fazla uyum sağlamış gibi duruyor…



                Diğer Maçlar: _ Hafta Çarşamba akşamı 21:15’te oynanacak olan Alba Berlin-Zalgiris Kaunas maçıyla açılacak. Şu anda iki takım da 3’er galibiyetteler ve yukarıdakilerin iki galibiyet gerisindeler.  Zalgiris, Barca-Pana ile iç sahada oynacağı için bu maçı kazanması halinde tur için ümitlenebilir ama bence ilk dört yine değişmeyecek.


                _Perşembe 21:45’te bir Euroleague klasiği olarak Panathinaikos-Barcelona eşleşmesi var. Bu maç öncesi iki takım da 5’er galibiyetteler ve bu maçın galibi kalan haftalarda ilk iki için mücadele edecek, kaybeden takım dördüncü sıraya tutunmaya çalışacak. Son yıllarda Barca, Pana’ya karşı bir adım önde.


_ Aynı saatte Kızılyıldız-Maccabi maçı oynanacak, bu maçın da Galatasaray-Real maçı gibi bir eşleşme olduğunu söyleyebiliriz; Kızılyıldız ilk turda başarılıydı ama ikinci turda hayal kırıklığı yarattılar. Maccabi ise tersine ilk turda inişli-çıkışlı bir görüntüdeydi, Top16’de beklentileri aştılar.





F Grubu
               



Perşembe 20:00 Fenerbahçe Ülker-Nizhny Novgorod: Geçen hafta CSKA’yı deplasmanda yenerek ikili averajda da rakibinin önüne geçen Fenerbahçe Ülker şimdi bu avantajını korumaya çalışacak. Çeyrek finale saha avantajıyla çıkmanın ne kadar önemli olduğunu düşünürsek; kalan maçlarda kendilerini ne kadar motive edeceklerini de tahmin edebiliriz. Nizhny geçen hafta evinde Milano’ya kaybederek tur şansını çok zora sokmuş oldu ama Laboral’in Efes’i yenmesiyle hala umut taşıyorlar. Nizhny bu maç öncesi Efes-Laboral’in ikişer galibiyet gerisinde; İstanbul’da iki takımın da kazanmak zorunda olduğu bir maç oynanacak. Nizhny’nin Fenerbahçe kadar geniş bir kadrosu yok, sahada neler yapmak isteyecekleri hemen hemen belli, Obradovic’in de rakibinin oyununu kolayca çözeceğini zannediyorum.
               


Cuma 22:00 Unicaja Malaga-Anadolu Efes: Unicaja Malaga da ‘’bu grubun Kızılyıldız’ı’’ oldu, iyi bir koçları var ve iç sahada iyi mücadele ediyorlar ama saha içi liderlerinin eksikliği ve liderliğe soyunan oyuncuların istikrarsız performansları onları zor durumda bırakıyor. Anadolu Efes geçen hafta Laboral’e yenilerek kendisini ateş hattına attı, kalan maçlar arasında CSKA-Olympiakos-Fenerbahçe Ülker deplasmanları olduğunu da düşünürsek bu maçın Efes açısından önemini daha iyi anlarız, son haftada çok iyi sonuçlar alamayan ama oyun planı daha net olan bir Efes var sahada.



                Diğer Maçlar: _ Perşembe 21:45’te Laboral-CSKA Moskova maçı var. FB-NN maçı gibi iki takımın da kazanmak zorunda olduğu bir maç, Laboral’in seyirci desteğiyle ve tabloya bakıldığında, Nizhny’e oranla daha fazla motive olacağını söyleyebiliriz. CSKA Moskova Top16’in ilk yarısında zor deplasman maçlarını geride bırakmıştı, şimdi görece kolay bir fikstür var, ikinci sıra için kazanıp Fenerbahçe’nin takılmasını bekleyecekler…



_  Cuma 21:45’te EA7 Milano-Olympiakos maçı var. Olympiakos liderlik için bir adım önde ama Fenerbahçe-CSKA varken bir anda kendilerini üçüncü sırada da bulabilirler, bu nedenle hata yapmak istemeyecekler. Milano ise Nizhny’le aynı pozisyonda, tur ihtimali çok düşük ama iç sahadayken mutlaka kazanmak isteyecekler. Milano’nun şu ana kadarki iki galibiyetinin deplasmanlarda geldiğini, iç sahada üç maç kaybettiklerini de not edeyim…









sahinarif88@hotmail.com





twitter: @arifsahin1

3 Mart 2015 Salı

WTA Tenis – Ocak ve Şubat

         WTA Sezonu’nda ilk iki ayı geride bıraktık. Bu iki ayda yaşananları kısaca hatırlayalım; yazının ilk bölümünde turnuva bazında bakalım, ikinci bölümde de öne çıkan isimlere bakalım, son olarak da Türkler’e bakalım…
               



TURNUVALAR


                İlk iki ayın tek Grand Slam’i Avustralya Açık Tenis Turnuvası’ydı. Turnuvanın en büyük sürprizi Madison Keys’in yarı finale kalması oldu, Ekaterina Makarova yine istikrarlı ilerleyişini sürdürdü ve yarı fnal oynadı; final ise 1 numaralı seribaşı Serena Williams ile 2 numaralı seribaşı Maria Sharapova arasında oynandı ve yine sürpriz çıkmadı, Serena şampiyonluğa ulaştı… Masha ise ikinci turda Panova karşısında iki maç puanı çevirerek ilerledi ve çok önemli puanlar korumuş oldu. Turnuvanın en büyük hayal kırıklıkları ise birinci turda elenen Ana Ivanovic, ikinci turda elenen Caroline Wozniacki ve üçüncü turda elenen Petra Kvitova oldular…


                Bu iki ayda WTA Premier 5 serisinde yer alan tek  turnuva oynandı. Dubai’de düzenlenen turnuvada Simona Halep şampiyonluğa ulaşırken, Karolina Pliskova da kariyerinin ilk Premier 5 seviyesindeki finalini oynadı. Seribaşı olmayan isimlerden Muguruza da yarı finale yükselerek İspanya’nın en iyi kadın tenisçisi olmaya aday olduğunu tekrar gösterdi, Wozniacki de yarı finale yükseldi. Bu turnuvada çok fazla sayıda hayalkırıklığı yaratan isim olmadı ama Petra Kvitova ve Ana Ivanovic yine finallere kalamadılar…


                WTA Premier turnuvaları: Bu bölümde dört Premier seviyesinde turnuva oynandı. 5 Ocak’taki yılın ilk turnuvası Brisbane’deydi. Bu turnuvada Maria Sharapova şampiyon olurken, finalde Ana Ivanovic’i yendi. Svitolina-Lepchenko yarı finalistler oldular, Cibulkova daha ilk turdan veda etti… 12 Ocak’taki Sydney turnuvasında iki Çek Petra Kvitova-Karolina Pliskova finaldeydiler, Radwanska turnuvanın hayal kırıklığı olmuştu… Şubat ayının ilk Premier turnuvasında Carla Suarez Navarro finale çıkmayınca Andrea Petkovic kupayı aldı ve dört yıl sonra Top10’a dönmüş oldu. Çekler Pliskova-Zahlavova yarı finalist olurken Bouchard-Kerber turnuvanın hayal kırıklıkları oldular… Son olarak Katar’da çok ilginç sonuçlar çıktı; turnuvaya seribaşı olmadan katılan Lucie Safarova kariyerinde ilk kez Premier seviyesinde şampiyon olurken, turnuvaya wildcard’la gelen Viktoria Azarenka da tam 13 ay sonra bir turnuvada finale kalmış oldu. Kerber-Makarova turnuvaya ilk turdan veda ettiler…


                WTA International turnuvaları: İki ayda da üçer tane olmak üzere toplam altı adet International turnuvası düzenlendi. Diğer beş turnuva 250.000 $ ödüllü iken Shenzhen’deki turnuva 500.000 $ ödüllüydü ve o turnuvayı Simona Halep kazandı, finalde kaybeden Baczinsky sonrasında Acapulco’da şampiyon oldu. Venus Williams – Heather Watson – Daniela Hantuchova – Sara Errani de diğer turnuvaların şampiyonları olmayı başardılar. 




OYUNCULAR



                Zirve: Serena Williams hem Dünya Sıralaması’nda, hem de 365 günlük sıralamada zirvede yer almayı sürdürüyor. Maria Sharapova da onu takibini sürdürüyor, Masha Acapulco’da şampiyon olabilseydi 365 günlük sıralamada öne geçecekti ama hastalık onu durdurdu. Simona Halep-Petra Kvitova Dünya Sıralaması’nda sürekli yer değiştirirken, Kvitova 365 günlük listede yedinci sıraya kadar geriledi.


                Dünya Sıralaması: Wozniacki-Ivanovic-Bouchard-Radwanska ilk 8’de yer almayı sürdürürken, Makarova 9.sıraya kadar çıktı, Petkovic de dört yıllık aradan sonra tekrar 10.sıraya yükseldi. Safarova-Errani-Pliskova-Venus de yine çıkıştaki isimler…


                365 Günlük Sıralama: Bu sıralamada Pliskova 4. , Makarova 5. , Venus 6.sıralara tırmandılar. Keys-Navarro-Safarova-Baczinsky yine üst sıralara çıkan isimler; Cibulkova-Radwanska-Bouchard-Ivanovic-Kerber de düşüşteler…



                Çıkıştaki gençler: Bu alanda birinciliği ‘92li Karolina Pliskova’ya vermemiz gerekiyor. Müthiş servisleriyle dikkat çeken Karolina Avustralya’da etkili olamadı ama Dubai-Sydney’de finaller ve Antwerp’de yarı final dereceleri yaparak ne kadar formda olduğunu kanıtladı. Dünya Sıralaması’nda 13.sıraya kadar çıktı (şu anda 15) ve 365 günlük listede de 4.sıraya çıktı…

                Bu alanda ikinciliği de ‘95li Madison Keys alacak. Keys sezon başlamadan önce koç olarak Lindsay Davenport ile anlaştı, Brisbane ve Sydney’de birer maç kazandıktan sonra Avustralya Açık’a katıldı. Seribaşları Dellacqua-Kvitova-Venus’ü eledi ve yarı finale kadar geldi ama yarı finalde dünya 1 numarasına çarptı. Avustralya sonrası hiçbir turnuvaya katılmayan Keys’in bu performansı onu dünya sıralamasında 18.sıraya, son yılın sıralamasında da 8.sıraya taşıdı.

                Son olarak da Garbine Muguruza’ya değinelim… ‘93lü Muguruza da Pliskova gibi geçen yılın ikinci yarısından bu yana tırmanışta olan bir isimdi; Avustralya’da çeyrek finalde Serena’ya mağlup oldu, Dubai’de yarı final ve Sydney’de çeyrek final oynadı; tek kötü sonucu Doha’daki ilk tur maçıydı –orada da sakatlık nedeniyle maçı bıraktı…
               




                Dikkat çekenler: Burada çok da genç olmayan ama aldıkları sonuçlarla dikkat çeken isimlere bakalım…

                En büyük yükselişi sağlayan isim Timea Baczinsky. ‘89lu İsviçreli 2010’dan sonra önemli bir başarı elde edememişti ama bu yıl patlama yaşadı. 2014’ü 48.sırada kapatan Timea Shenzhen’de final oynadıktan sonra Acapulco’da şampiyon oldu, Avustralya’da ise Jankovic’i ve Tatishvili’yi elemeyi başardı. Dünya Sıralaması’nda 31. , 365 günlük sıralamada 14.sırada.

                ‘87li Çek Lucie Safarova da çıkıştaki isimlerden. Son dört yılda 15-30 arasında yer alan Lucie Ocak’ta kötü sonuçlar aldı ama Şubat’ta bunları telafi etti. Dubai-Antwerp’deki çeyrek finalleri sonrası Doha gibi zorlu bir turnuvada şampiyon olmayı başardı. Tekler Sıralaması’nda 11. , 365 günlük sıralamada ise 10.
               

                Düşüştekiler: Ana Ivanovic, Eugenie Bouchard, Angelique Kerber, Alize Cornet dramatik düşüşler yaşayan isimler.



                Türkler: Geçen sezonu 141.olarak tamamlayan Çağla Büyükakçay 2015’te önceki yıllara nazaran başarılı bir performans sergiliyor. Shenzhen’de üç maç kazanan Çağla son 16 turunda elendi. Avustralya Açık’ta iki eleme turu geçti ama son maçında Tatjana Maria’ya takıldı. Dubai’de de bir tur geçti ama Cornet karşısında tutunamadı. Şu anda Dünya Sıralaması’nda 108. , son bir yılın sıralamasında ise 69.sırada yer alıyor.


                Pemra Özgen büyük turnuvalara katılmadı, şu ana kadar dört ITF turnuvasında yer aldı. Stuttgart’da finale kadar yükseldi ve finalde ilk seti aldıktan sonra maçı kaybetti. Boutheon ve Altenkirschen’de ilerleyemedi; Saint-Petersburg’da bir maç kazanmayı başardı. Geçen yıla göre altı basamak yukarı çıktı ve 256.sırada yer alıyor.


                İpek Soylu da 4 ITF turnuvasında yer aldı. Sunrise’daki toprak kort turnuvasında çeyrek finale kadar yükseldi, diğer üç turnuvada çeyrek final göremedi. Geçen yılı 319.sırada bitiren İpek şu anda 295.sırada yer alıyor.







sahinarif88@hotmail.com




twitter: @arifsahin1

1 Mart 2015 Pazar

ATP Buenos Aires - Genel Değerlendirme

                Toprak zeminde oynanan 250 puanlık ATP Buenos Aires turnuvası Rafael Nadal'ın şampiyonluğuyla tamamlandı. Turnuvayı genel olarak hatırlayalım...




Turnuvanın Sürprizi: Rafael Nadal haricinde turnuvanın diğer üç yarı finalisti de seribaşı olmayan isimlerdi. Haftaya dünya sıralamasında 74.olarak giren Carlos Berlocq'un yarı final oynamasının yanında dünya sıralamasında 85.sırada yer alan Blaz Rola'nın çeyrek finale kadar ilerlemesi de sürpriz oldu. Nicolas Almagro'nun da iki seribaşı vatandaşı Pablo Andujar ve Tommy Robredo'yu eleyerek yarı finale kadar ilerlemesi de sürpriz sayılabilir...



Turnuvanın Hayal Kırıklığı:  Geçen hafta Rio'da Rafa'yı yenerek finale çıkan ve bu turnuvaya 4 nolu seribaşı olarak katılan Fabio Fognini bu turnuvadaki ilk maçında Berlocq'a yenildi... 5 nolu seribaşı Leo Mayer ikinci turda elenirken, 6 nolu seribaşı Jiri Vesely ve 7 nolu seribaşı Pablo Andujar da ilk turda elendiler...




Finalist Juan Monaco: Turnuvaya seribaşı olmadan katılan evsahibi raket ilk üç maçında Güney Amerikalı raketlerle karşılaştı. İlk turda Maximo Gonzalez'i 6-2'lik iki setle geçtikten sonra 5 nolu seribaşı olan vatandaşı Leonardo Mayer'i 6-4'lük iki setle geçti... Çeyrek finalde 3 nolu seribaşı olan Uruguaylı Pablo Cuevas'la çok zorlu bir maç oynayan Monaco karşılaşmayı final setinde kazandı... Yarı finalde de Nicolas Almagro ile benzer bir maç oynadı ve final setini 6-4'le kazandı. Finalde ise Rafa karşısında ilk sette direndi ve sadece bir kez servis kırdırırak seti kaybetti, ikinci sette ise set başında dağıldı ve ikinci kez bu turnuvayı finalde kaybetti...




Şampiyon Rafael Nadal: Geçen hafta Rio'da finale kalamayan Rafa bu turnudaki dört maçında da -seribaşı olmayan-  Arjantinli tenisçilerle karşılaştı. Rafa için kolay bir turnuva olduğunu söyleyebiliriz; turnuvada oynadığı toplam sekiz sette sadece Berlocq karşısında oynadığı yarı final maçının ilk setinde zorlandı ve tie-break'te kazandı. Onun haricindeki yedi sette 42 oyun kazanırken sadece 13 oyun kaybetti. Argüello-Delbonis-Berlocq-Monaco galibiyetleriyle 2015'teki ilk şampiyonluğunu elde etti...







sahinarif88@hotmail.com


twitter: @arifsahin1

ATP Acapulco - Genel Değerlendirme

         Sert zeminde oynanan 500 puanlık ATP Acapulco turnuvası David Ferrerin şampiyonluğuyla tamamlandı. Turnuvayı genel olarak hatırlayalım...




Turnuvanın Sürprizi: Turnuvanın en büyük sürprizi Amerikalı Ryan Harrison oldu. Elemelerden gelen '92li Harrison ana tabloda hep üç setlik maçlar oynadı. Young'ın final setinde sahadan çekilmesi sonrası turnuvanın 3 nolu seribaşı olan Grigor Dimitrov'u final setinde oyun bile vermeden yendi, sonrasında Karlovic'i ilk seti kaybettikten sonra iki tie-break'le geçti, yarı finalde ise David Ferrer'e karşı ilk seti aldı sonrasındaki iki sette hiç oyun alamadı... Dimitrov'u yenerek favorilerden birini yenebileceğini kanıtlamış oldu, servis oyunları konusunda ise hiç de küçümsenecek bir isim değil...




Turnuvanın Hayal Kırıklığı:  Dimitrov'un sadece ikinci turda elenmesi dışında önemli bir hayal kırıklığı yaşanmadı...



Finalist Kei Nishikori: Turnuvanın 1 nolu seribaşı olan Japon tenisçi Gonzalez ve sonrasında Lu'yu eledikten sonra seribaşı olan tenisçilerle karşılaştı. 5 nolu seribaşı olan Dolgopolov'u 6-4'lük iki setle geçen Kei, yarı finalde Kevin Anderson'a bir set kaptırdı ve dünya 4 numarası olmayı garantileyerek finalde David Ferrer'in rakibi oldu. Final maçı çok çekişmeli başladı ama Nishikori ilk setin ortalarından itibaren hiç beklenmeyen hatalar yapmaya başladı. İlk sette yakaladığı servis kırma şanslarını değerlendiremedi, ikinci setin ise sonunda servis kırdırdı...



Şampiyon David Ferrer: Geçen hafta Rio'da şampiyon olan Ferrer istikrarlı ilerleyişini sürdürdü ve Acapulco'da da şampiyon oldu... Turnuvaya 2 nolu seribaşı olarak katılan tecrübeli raket Sijsling-Matosevic'i rahat geçtikten sonra Tomic'e karşı ikinci seti kaybetti ama final setinde 6-1'le rahat kazandı... Yarı finalde Harrison'a karşı ilk seti kaybetti ama 6-0'lık iki setle çok rahat kazandı. Final maçında ise Kei Nishikori'yle karşılaştı, ilk sette rakibinin yakaladığı servis kırma puanlarını çoğunlukla çeviren Ferrer ikinci sette üç kez servisini kırdırdı ama dört kez rakibinin servisini kırdı ve dördünü Acapulco zaferini kazandı...






sahinarif88@hotmail.com



twitter: @arifsahin1

WTA Acapulco - Genel Değerlendirme

           Sert zeminde oynanan ve WTA Turu'nun bir parçası olan Acapulco turnuvası Timea Baczinsky'nin şampiyonluğuyla tamamlandı. Turnuvayı genel olarak hatırlayalım...




Turnuvanın Sürprizi: Turnuvanın en büyük sürprizi Sesil Karatantcheva oldu. Son yıllarda kariyeri büyük düşüşte olan ve 158 numaraya kadar gerileyen '89lu Bulgar elemelerde kaybetti ama 'lucky loser' olarak ana tabloya kaldı. Kur'a şansıyla ilk iki turu rahat geçen Sesil çeyrek finalde Puig'i geriden gelerek yenmeyi başardı ve yarı finalde Baczinsky'e takıldı...





Turnuvanın Hayal Kırıklığı: Geçen hafta Rio'da şampiyon olan Sara Errani bu turnuvaya ikinci turda Puig karşısında veda etti; ağır bir mağlubiyet aldı ve 6-1'lik iki setle kaybetti... Sloane Stephens da daha ilk turda elenerek hayal kırıklığı yarattı...



Finalist Caroline Garcia: '93lü Fransız turnuvaya 3 nolu seribaşı olarak katıldı. Hercog - Mattek-Sands - Lucic-Baroni maçlarında kazandığı 32 oyuna karşılık sadece 13 oyun kaybetti. Bu etkileyici başlangıcı kendisini yarı finalde Maria Sharapova'nın karşısına getirdi ama Masha hastalığı nedeniyle maça çıkamayınca finalist oldu... Final maçında Baczinsky karşısında ufak bir farkla favori olarak görülen Caroline ilk sette oyuna tutundu ama ilk setin sonlarından itibaren tamamen dağıldı ve maçı kaybetti.



Şampiyon Timea Baczinsky: Sezona iyi bir giriş yapan '89lu İsviçreli 5 nolu seribaşı olarak başladığı turnuvaya kötü başladı ve 2-6'lık ilk set sonrası Hogenkamp'ı zor da olsa eledi... Tsurenko-Larsson-Sesil karşısındaki rahat galibiyetlerden sonra finalde Garcia'yla eşleşti. Garcia karşısında maçı dengede götüren Timea ilk setteki 4-3'ten sonra arka arkaya sekiz oyun aldı ve maçı rahat kazandı. Finalde servislerinden 31/43'le puan çıkardı ve rakibine tanıdığı dört servis kırma puanını da çevirdi. Timea böylece 2009'dan sonra ilk kupasını almış oldu.







sahinarif88@hotmail.com


twitter: @arifsahin1