16 Aralık 2015 Çarşamba

2015 - Kadınlarda Türk tenisi

2015’te kadın Türk tenisçiler, erkeklere göre çok daha başarılı bir yıl geçirdiler. Çağla Büyükakçay yerinde saydı sayılır ama etkileyici yıl sonu performansıyla Türkiye’nin 1 numarası olmayı sürdürdü. Geleceğe dair en umutlu olduğumuz isim İpek Soylu bir ara Çağla’yı da geride bıraktı ama yılı Türkiye’nin 2 numarası olarak tamamladı. Başak-Pemra-Ayla-Melis-Berfu ilk 600 içindeki diğer tenisçilerimiz…


    ÇAĞLA BÜYÜKAKÇAY: Geçen yılı 141 numarada bitiren Çağla yılı Shenzhen’de açtı ve Lara Arruabarrena’yı yendi.


Büyük Turnuvalar: Dört Slam’de de elemelere katılan Çağla için bu yılda da Grand Slam ana tabloya kalma başarısı gelmedi. Bu yılki elemelerde sadece Avustralya’da tur atlayabildi, ikinci turu da geçti ama elemelerin finalinde kaldı. Roland Garros-Wimbledon ve Amerika Açık’ta elemelere ilk turdan veda etti.


Önemli Galibiyetler: Birmingham’daki elemelerde Voegele’yi yenmeyi başardı ama elemelerin finalinde kaybetti… Dubai’deki ITF turnuvasında çeyrek finalde Alexandra Dulgheru’yu –geriden gelerek- yenmesi bu yılki en önemli tekler galibiyeti oldu. Aynı turnuvanın finalinde de tecrübeli Koukalova’yı yenmeyi başardı.


Şampiyonluk: Bu yıl ITF turunda elde ettiği başarılar Amerika Açık sonrası yılın son döneminde geldi. Batum’daki turnuvada tüm setlerde çok rahattı, tiebreak bile oynamadı ve şampiyon oldu. Dobrich ve Bükreş’te yarı finaller oynadıktan sonra Dubai’de Dulgheru-İpek Soylu-Koukalova’yı yenerek kariyerindeki ilk $ 75.000 ödüllü turnuvayı kazandı.


FED Cup: Çağla, müthiş bir FED Cup yılı geçirdi. Türkiye’nin Britanya-Ukrayna-Lihtenştayn ile aynı grupta yer aldığı turda Çağla, Ukrayna ve Britanya karşısında çok zor maçlara çıktı ve ikisinden de galibiyetle ayrıldı. Ukrayna’lı genç Elina Svitolina’yı üç sette geçti –hem de final setinde oyun kaybetmeden- Britanya’ya karşı Heather Watson’ı yendi... Bu galibiyetlerle ‘FED Cup Heart Award’ kazandı ama Türkiye gruptan çıkamadı.




             İPEK SOYLU: Geçen yılı 319 numarada bitiren İpek bu yılı devamlı yükselişle geçirdi. İlk olarak ilk 300’e girdi, ilk 200’e girdikten sonra bir ara Türkiye’nin 1 numarası da oldu ama yıl sonunda Çağla’nın başarılı sonuçlar almasıyla 2 numaraya döndü; yılı toplamda 158.olarak bitirdi. İpek’in içinde yer aldığı ’95-’96-’97 jenerasyonunu dikkate alırsak İpek 18.sırada yer alıyor.


Büyük Turnuvalar: İpek bu yıl WTA’in en prestijli Premier turnuvalarından sadece Miami’de elemelere katıldı ve Mitu’yu yenerek tur atladı, devamında Dulgheru vatandaşının intikamını aldı… Moskova’daki Premier turnuvasında elemelerde Koukalova’ya kaybetti… Bu yıl ilk Grand Slam eleme maçını Amerika Açık’ta oynadı. Bir tur geçti, Bondarenko’ya kaybetti... İstanbul’daki WTA turnuvasında ise wildcardla mücadele etti. İlk gün gece yarısı biten maçta müthiş bir geri dönüşle kazanmaya yaklaştı, Tatishvili’nin tansiyonu düştü ve maçtan çekildi; Rybarikova’ya kaybetti...


Önemli Galibiyetler: Yukarıda da bahsettiğimiz Miami’deki Mitu galibiyeti, İstanbul’daki Tatishvili galibiyetleri etkileyici galibiyetler oldu. Osprey’deki ITF turnuvasında Kasatkina’yı, Bursa’daki ITF turnuvasında Kulichkova’yı yenmeyi başardı…


Şampiyonluk: Bu yılki tek şampiyonluğu Bursa’daki turnuvada geldi. Toprak zeminde oynanan turnuvada kariyerindeki ilk $ 50.000 ödüllü turnuvayı kazanmış oldu… Caserta’da finalde Kasatkina’ya kaybetmişti; Dubai’de final öncesi Çağla onu durdurdu.




       BAŞAK ERAYDIN: Yıla 502 numarada başlayan Başak, sezonun ilk yarısında çok kötü sonuçlar aldı ve 600’lü basamaklara kadar indi. Haziran ayında önce Balıkesir’de, sonra Sakarya’da iki hafta içinde iki şampiyonluk kazanmayı başardı. Balıkesir’de Ayla ve Melis’i, Sakarya’da ise turnuvanın 3-1-2 no’lu seribaşlarını eleyerek şampiyon oldu. Yıl sonuna doğru Moskova’da elemelerden başlayıp finale kadar yükseldi, Minsk’te finalde kaybetti ve yılı 267 numarada bitirdi.



PEMRA ÖZGEN: Bu listede yer alan en tecrübeli tenisçi olan ‘86lı Pemra, bu yıla 262 numarada başlamıştı. Yıla Stuttgart’daki turnuvada final oynayarak iyi başladı. Oslo’da şampiyon oldu; FED Cup’ta Ukrayna karşısında Tsurenko ile oynadığı tekler maçını kaybetti ve bu maçın tura mal olduğunu söyleyebiliriz. Yıl sonuna doğru Herakleitos’ta da şampiyon oldu ama yılı ilk 300 dışında tamamladı.



       AYLA AKSU: ‘96lı tenisçi yıla 955 numara olarak başlamıştı ve bu yıl çok başarılı sonuçlar aldı. Bu yıl dört final maçının üçünü kazandı (Adana’dan sonra Bursa-İzmir’de arka arkaya gelen şampiyonluklar) İstanbul’da finalde Melis Sezer’e kaybetti; Adana finalinde Melis’i yenmişti ve yılı 401 numarada bitirdi.


MELİS SEZER: ‘93lü tenisçi bu yıl altı final maçı oynadı ve Antalya ile İstanbul’da şampiyonluklar yaşadı. Bu yılı 415 numarada bitirdi ve üstüste beşinci yılda da sezonu 350-500 arasında bitirmiş oldu.


      BERFU CENGİZ: Listenin en genç tenisçisi olan ‘99lu Berfu Cengiz ayrıca bu yıl en çok basamak atlayan Türk tenisçi oldu. Yıla 1244 numarada başladı, yılın hemen başında Antalya’daki turnuvada final oynama başarısını gösterdi. Bu turnuvada kendisinden daha tecrübeli olan ve sıralamada kendisine göre üstte olan Başak-Melis-Evhimova üçlüsünü yenmeyi başardı. Yılın kalanında ITF şampiyonluğu yok, üç yarı final oynadı ve Mısır’daki gençler turnuvasında şampiyon oldu. Bu yılki en dikkat çekici galibiyeti ise WTA İstanbul Elemeleri’nde dünya 157 numarası Beygelzimer’e karşı gelmişti, elemelerin finalinde Panova’ya yenildi.








sahinarif88@hotmail.com



twitter: @arifsahin1

Euroleague’de bu hafta

Euroleague’de ilk turun son hafta mücadeleleri bu hafta oynanacak. Genel olarak bakacak olursak; 13 tane Top16 takımı belli oldu; A Grubu’nda son iki bilete üç takım talip, Darüşşafaka Doğuş-Maccabi ise grubun final maçını oynayacaklar.



                 Perşembe 18:45 Khimki - Fenerbahçe 


Euroleague A Grubu’nda gruptan çıkmayı garantileyen iki takım bir hazırlık maçı havasında geçmesi muhtemel olan maçta karşılaşacaklar. Geçen yıl final four yapan Fenerbahçe, gruptan lider olarak çıkmayı da garantilediği için bu maçın hiçbir ciddi yönü kalmadı. Geçen yılın Eurocup şampiyonu Khimki ise kaybetse dahi grubu muhtemelen averajla ikinci sırada bitirecek.


Diğer Maçlar: Perşembe akşamı Real Madrid-Strasbourg maçı var, son iki maçını kazanarak kabustan uyanan Madrid, muhtemelen bu maçı kazanacak ve Top 16’de Fenerbahçe ile beraber E Grubu’na yerleşecek… Cuma günü ise gerçek final maçında Kızılyıldız ile Bayern Münih karşılaşacaklar. Sayı hesabı kalmadı, bu maçı kazanan takım Top16 F Grubu’nda yer alacak; kaybeden takım Eurocup’a gidecek. Dolu tribünler önünde çok heyecanlı bir maç olması muhtemel…




               Cuma 21:45 Olympiakos - Anadolu Efes 


B Grubu’nun en az sayı yiyen takımı ile en çok skor üreten takımı klasik bir Euroleague eşleşmesinde karşılaşıyorlar. Olympiakos grup liderliğini haftalar öncesinden garantilemişti; Efes bu maçı kazanırsa grubu ikinci sırada bitirecek, kaybederse muhtemelen üçüncü sırada bitirecek. Yani, Top16 hesaplarına göre Efes’in grubu seçmesinin kendi elinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu maçın, haftanın son maçı olacak olması da bu açıdan Ivkovic’in elini kuvvetlendiriyor.


Diğer Maçlar: Tur atlayanların maçında Laboral-Cedevita ve Eurocup’ta mücadele edecek olanların maçında Milano-Limoges karşı karşıya gelecekler.







            Cuma 20:00 Stelmet Zielona Gora - Pınar Karşıyaka 


C Grubu’ndan elenen ve Ocak’ta Eurocup’ta mücadele edecek olan iki takımın yer kapma mücadelesi olacak. İki takım da 2’şer galibiyette oldukları için sayı hesabı yok, kazanan takım grubu beşinci sırada bitirecek. Eurocup'ta ilk tur maçları bitti ve tablo oluştu. Bu maçı kazanacak olan takım Bilbao-Trabzonspor-Ludwigsburg grubunda yer alacak; grubu son sırada bitirecek olan takım ise Zenit-Reggio Emilia-Reyer Venezia grubunda yer alacak.


Diğer Maçlar: Gruptaki diğer maçlarda üçüncülük ve liderlik mücadeleleri var. Zalgiris-Panathinaikos maçında sayı hesabı yok, kazanan E Grubu’na gidecek… Kuban-Barca maçı liderlik maçı olacak. Barcelona için geçen haftaki Zalgiris yenilgisi pek bir şey değiştirmedi; yine Kuban’da kazanmak zorundalar liderlik için. Lokomotiv Kuban ilk turun en beklenmedik çıkışını yapan takım oldu; bu maçı kazanmaları durumunda 2007/08’de Rytas bunu başardığından bu yana ilk kez bir grubu lider bitiren A Lisansı olmayan takım olacaklar…





                     Perşembe 20:45 Darüşşafaka Doğuş – Maccabi Tel Aviv


Euroleague D Grubu’nda tur için mücadele eden iki takımın maçı olacak. İlk maçta Darüşşafaka Doğuş ikinci yarıda mükemmel bir oyun oynamış, Maccabi’nin son saniye üçlüğü de geçersiz sayılınca maçı 84-73 kazanan Darüşşafaka Doğuş bu maça büyük bir avantajla çıkıyor. Pazartesi günü Karşıyaka’da ‘gitti’ denilen maçı Wilbekin’in üçlük isabetleriyle çeviren Daçka’nın bu açıdan da moralli olduğunu söyleyebiliriz… Maccabi tarafına geçecek olursak; Maccabi çok kaliteli olmasa da yine Maccabi standartlarında bir kadroyla yola çıkmıştı; sezon başlarken ben de bu grubu ilk ikide bitirmeye aday olduğunu düşünüyordum ama Goodes’ın kötü koçluğu ile takım içi uyumsuzluk onları yıprattı; zorlu grupta arka arkaya gelen yenilgilerle geriye düştüler. Yine de zamanında koç değişikliği yapıldı ve üstüste iki galibiyetle şanslarını son haftaya taşıdılar. Maccabi’nin gruptan çıkmak için 12 sayı ve üstünde bir farkla kazanması gerekiyor; İstanbul’daki maçlarda çok sert savunma yapan ve içerde sadece Brose’den fark yiyen Daçka ile grubun final maçını oynayacaklar…



Diğer Maçlar: Grubu üçüncü sırada bitirmeyi garantileyen Brose, Euroleague’in tek galibiyetsiz takımı Dinamo Sassari’yi konuk ediyor. 2010/11’de Cibona Zagreb grubunu galibiyet alamadan bitirmişti. Sassari bu maçı da kazanamazsa Cibona’ya katılmış olacak… Grubun liderlik maçında ise Unicaja Malaga’nın konuğu CSKA Moskova olacak. İlk yarıda mükemmel olan ve Moskova deplasmanında da kazanan Unicaja ikinci yarıda düştü ve CSKA arka arkaya maçlar kazanınca sıralamada öne geçti ama son haftaya gelindiğinde bunun bir önemi kalmadı. Unicaja ilk maçı kazandığı için, bu maçtaki galibiyet onları grup lideri yapacak; kazanan takım muhtemelen daha zayıf olacak F Grubu’na düşeceği için çok kritik bir maç olacak…






Not: İlk tur sonunda takımların ve oyuncuların değerlendirmeleri, Top16 gruplarına ön bakışlar; önümüzdeki günlerde bu köşede olacak…








sahinarif88@hotmail.com



twitter: @arifsahin1

14 Aralık 2015 Pazartesi

Eurocup’ta bu hafta


Eurocup’ta ilk turun son haftasına geldik… Son haftaya gelirken turnuva genelinde sadece beş bilet için mücadele kaldı; Türk takımlarından GS zaten haftalar önce turu garantilemişti, TS bir önceki hafta garantiledi, son olarak geçen hafta Banvit turu garantiledi. Beşiktaş ise işi zora soktu, bu hafta belli olacak… Türk takımlarının maçlarına bakalım…




Salı 19:00 Aris-Banvit: Eurocup D Grubu’nda tur atlayan dört takım geçen hafta belli olmuştu. Son haftaya girilirken; Aris-Unics 6’şar galibiyetteler ve TS-Banvit 5’er galibiyetteler. Aris, Unics karşısında iki maçını da kazandığı için ikili averajda önde ve bu maçı kazanması durumunda grubu lider olarak bitirmiş olacak. Banvit için işler karışık; bu maçı kaybetmeleri halinde grubu dördüncü bitirecekler, kazanmaları halinde ise diğer maçın sonucuna bağlı olarak üçüncü olmaları muhtemel. En muhtemel senaryo olan dördüncü bitirmeleri durumunda; Kızılyıldız/Bayern -Bilbao/Trento- Venezia grubunda mücadele edecekler. Grubu dördüncü bitirip de, daha kolay bir grupla eşleşemezlerdi diye düşünüyorum…




Çarşamba 19:00 Trabzonspor MP-Unics Kazan: Trabzonspor, Kazan’daki maça fena başlamamıştı ama son çeyrekteki kötü performansla kaybettiler. Trabzon son iki haftada önce Buducnost’u deplasmanda yenerek kendisini, sonra Banvit’e kaybederek de diğer Türk takımını tura taşıdılar. –Banvit’i kasıtlı yenilmediler tabii o işin şakası; kritik maç Buducnost maçıydı-  Trabzonspor, bu maçta galip gelmesi halinde grubu ikinci bitirme şansına sahip olabilir –diğer maçın sonucu bağlı olarak- Biz en muhtemel olan üçüncülük senaryosunu düşünelim… Bu durumda Trabzonspor’un muhtemel rakipleri Gora/Karşıyaka maçı galibi- Bilbao/Trento – Reggio Emilia/Ludwigsburg… Çok dengeli bir grup olacağını düşünüyorum.





Çarşamba 18:30 Nizhny Novgorod-Galatasaray Odeabank: Galatasaray gruptan çıkmayı erkenden garantilemişti ama diğer tarafta Neptunas arka arkaya galibiyetler alınca liderlik mücadelesi son haftaya kalmış oldu. Galatasaray bu hafta Novgorod’da kazanırsa kesinlikle lider olacak.  Nizhny’nin gruptan üçüncü olarak çıkmayı garantilediğini not edelim… Galatasaray ilk maçta Nizhny’i maçın son bölümündeki geri dönüşüyle devirmişti. Galatasaray grubu lider bitirirse; ikinci tur grubunda Sassari-Zaragoza ile eşleşecek; E4 olarak da PAOK/BJK’den biri gelecek. İkincilik durumunda ise Limoges-Unics-Alba oluşabilecek muhtemel grup. Kesin konuşmak zor ama sanki ikincilik durumunda daha uygun bir grup gelecek gibi…

_ Diğer tarafta Neptunas, AEK Atina ile karşılaşıyor deplasmanda. AEK, tur için kazanmak zorunda. Neptunas arka arkaya galibiyetlerle grupta ikinci sıraya çıktı; bu maçı kazanıp Galatasaray’ın da maçını kaybetmesi durumunda lider olarak tur atlayacaklar.







Çarşamba 20:00 Beşiktaş SJ-Zenit: Arka arkaya beş maç kaybederek elenme noktasına gelen Beşiktaş’ın yine de son bir şansı var. Beşiktaş, bu maçta –liderliği garantiye alan- Zenit’i yenerse ve diğer tarafta PAOK da Rytas deplasmanında kaybederse Beşiktaş gruptan çıkmayı başaracak ve E4 olarak muhtemelen Galatasaray’ın grubuna düşecek.




Not: Bu haftaki maçlar tamamlandıktan sonra; Eurocup ilk turu genel değerlendirmesi ve oyuncularla ilgili değerlendirmeleri bu köşede bulabilirsiniz…







Marsel İlhan ve 2015 erkeklerde Türk tenisi

2015’te Türk erkekler tenisi yine bildiğimiz gibi devam ediyor. Her ne kadar beğenmesek de, istikrarsız performans sergilese de Marsel İlhan Türk erkekler tenisinin açık ara 1 numarası olarak yoluna devam ediyor. ATP 114 numarası olan Marsel’in dünya sıralamasında ilk 450 içinde yer alan tek Türk tenisçi olduğunu tekrar yazalım…



MARSEL İLHAN’ın Sezonu: ’87 doğumlu tenisçi, geçen yılın sonunda yakaladığı yükselişi bu yılın ilk yarısında da sürdürdü. Mart’ta ve Temmuz’da 77 numaraya kadar çıkmayı başarmıştı ama yıl sonundaki kötü performansıyla sıralamada gerilere düştü ve ilk 110’un dışına çıktı.



ÖNEMLİ GALİBİYETLER: Burada üç kritik galibiyetten bahsedeceğiz… Sert-toprak-çim kortlarda birer kritik galibiyet alarak galibiyetleri zeminlere pay etmiş oldu. İlk kritik galibiyetinde –sezonun en önemlisi- Dubai’deki çeyrek finale kalma mücadelesinde Feliciano Lopez’i –geriden gelerek- devirdi ve sonrasında dünya 1 numarasıyla karşılaştı… Marsel, bu turnuvada önceki turda da belalısı Alex Zverev’i yenmişti… Marsel, Djokovic karşısında iki sette de birer oyun kazanabildi.


_ Roma’da ilk turda seribaşı olmayan önemli isimlerden Adrian Mannarino ile eşleşen Marsel önemli bir galibiyete –rahatça- imza attı. Sonraki turda son on yılın en önemli isimlerinden Rafael Nadal ile karşılaştı, Marsel maçta sadece iki tane oyun kazanabildi.


_ Sezonun son önemli galibiyeti Wimbledon’da geldi. İki yıl öncesinin yarı finalisti Jerzy Janowicz ile eşleşen Marsel, maçı dört sette kazandı… Sonraki turda tecrübeli seribaşı Kevin Anderson’la karşılaştı ve ilk seti tiebreak’le kazanmayı başardı. İkinci seti kazanmak için de avantajlı olan Marsel, tiebreak’te arka arkaya hatalar yaptı ve sonraki iki seti kazanan Kevin turladı.


TEK FİNAL: Marsel, yılın tek finalini Mersin Cup Challenger turnuvasında oynadı. Finale kadar Karatsev-Hamou-Hanescu-Krajinovic’i yenen Marsel, finalde Coppejans karşısında iki sette de 2-6 ile kaybetti ve ikincilik kürsüsünde kaldı.



DİĞERLERİ: Avustralya Açık ve Roland Garros’ta ilk tur maçlarında Stan Wawrinka’ya çarptı; Amerika Açık ilk turunda –kafa olarak tenisi bırakmış olan- Radek Stepanek’i yendi, ikinci turda Paire’e kaybetti… ATP 500 turunda Barcelona’da oynadı; ilk turda Ward’ı rahat geçti, ikinci turda Feliciano rövanşı aldı… ATP 250 turunda ise katıldığı yedi turnuvanın beşine ilk turda, diğer ikisine de ikinci turda veda etti.



DAVIS CUP: Çok iyi bir Davis Cup yılı geçirdiğini söyleyebiliriz. Mersin’deki Güney Afrika serisinde zayıf rakipleri Vorster-Wolmarans’ı yenmeyi başardı… İstanbul’daki Belarus maçlarında ise Gerasimov ve Zhrymont’u yendi; Gerasimov karşısında 0-2’den, Zhrymont karşısında 0-1’den döndü…






CEM İLKEL: ‘95li Cem bu yıl ilk 400’e girmeye çok yaklaşsa da bunu başaramadı, yılın sonlarında biraz daha düştü ve 470’te bitirdi. Cem bu yıl önemli turnuvalara katılmadı; iki tane ATP 250 turnuvasında ana tabloya wild card’la katıldı ve ilk turdan elendi. İstanbul’da Gimeno-Traver, Moskova’da ise Gabashvili onu rahatça yenen isimler oldular. Challenger turunda da önemli galibiyetler alamadı, iki tane ITF Futures turnuvasında final oynadı. Davis Cup maçlarında iki seride de final maçını oynayan isimdi. Güney Afrika karşısında Roelofse’yi -1-2 geriden gelerek- yendi ve Türkiye’yi yarı finale taşıdı. Belarus serisinde ise iki maçını da kaybetti ki Gerasimov’la oynadığı final maçında defalarca maça dönme fırsatını elde etmişti ama son vuruşları yapamadı.



ALTUĞ ÇELİKBİLEK: ‘96lı Altuğ, yılın ilk yarısının 1000’li sıralarda geçirdi, ikinci yarıda ise müthiş bir çıkış gösterip ilk 600’e kadar ilerledi. Altuğ’un ITF Futures turnuvalarında dört yarı finali var.









Barış Ergüden, Anıl Yüksel, Barkın Yalçınkale, Tuna Altuna sıralamada geride olan görece tecrübeli isimler, bu yıldan sonra da ilerleyeceklerini sanmıyorum…



Şu anda sıralamada geride olsalar da ‘97li Sarp Agabigun, ‘98li Çağatay Sami Söken gelecekte ilk 500’e ve daha yukarılara çıkmaları muhtemel isimler…








13 Aralık 2015 Pazar

WTA Tenis – İnenler ve Çıkanlar

2015’te kadınlar tenisinde çok yer değiştirme oldu, en çok  göze batan değişmeleri sıralayalım. (Sıralamalar etkileyici yer değişimlerine göre sübjektif olarak yapılmıştır, üst sıralarda yer alan isimler dışında genellikle 30-40 sıra değiştirenlere dikkat edilmiştir)




                      YÜKSELENLER



17- Bethanie Mattek-Sands: Bu yıl Martina Hingis gibi hem çift kadınlar, hem de karışık çiftlerde başarılı olan tecrübeli Beth, Martina’dan farklı olarak tek kadınlarda da oynadı. 175 numarada başladığı sezonda özellikle Grand Slam’lerde başarılı oldu. Avustralya-Wimbledon-Amerika’da ikişer tur atladı, Wimbledon’da Ivanovic’i eledi, Amerika’da Serena Williams karşısında maçın ilk yarısında çok iyi oynamıştı… Florianapolis’teki küçük turnuvada yarı finalde Beck’e kaybetti… Pekin’de elemelerden başladı, Cornet-Vinci’yi geçti ve çeyrek finalde Muguruza’ya yenildi, yılı 62 numarada bitirdi.



16- Teliana Pereira: ‘88li Brezilyalı bu yıl büyük turnuvalarda başarı gösteremese de özellikle Güney Amerika’daki küçük turnuvalarda başarılı oldu. Yılı ilk 100 dışında açan Teliana, Medellin’deki ITF turnuvasını kazandıktan sonra WTA turunda yer alan Bogota ve Florianapolis turnuvaları kazandı ve ilk 50 içine girdi. Beş büyük turnuvaya katılıp sadece iki maç kazanabildiğini de not edelim.



15- Misaki Doi: 1.59 boyundaki genç Japon yıla 122 numarada başlamıştı. Bu yıl oynadığı beş büyük turnuvada sadece iki maç kazanabildi, Hong Kong’daki ITF turnuvasını kapandı ve yılın son küçük turnuvası olan Lüksemburg’da Petkovic-Jankovic-Barthel gibi önemli isimlere yenerek kariyerinin ilk şampiyonluğunu elde etti. 60 numaraya yükseldi.



14- Nao Hibino: Yıla 207 numarada başlayan ‘94lü Japon bu yıl hiçbir büyük turnuvada ana tabloya kalamadı. Bir ITF turnuvasını finalde kaybetti, arka arkaya üç ITF kazandı ve yılın sonunda Taşkent’te şampiyon olarak kariyerinin ilk WTA şampiyonluğunu elde etti. (bu turnuvada hiçbir seribaşıyla karşılaşmadı) Nao yılı 78 numarada tamamladı.



13- Margarita Gasparyan: ’94 jenerasyonunun önemli isimlerinden bir diğeri olan Margarita, bu yıl üç ITF kupası kazandı. Bakü’deki WTA turnuvasında hem teklerde, hem de çiftlerde şampiyon oldu. Son olarak ise Premier seviyesindeki Kremlin’de Lepchenko-Mladenovic’i yendi ve çeyrek final oynadı. Yıla 217 numarada başlayan Gasparyan, 2015'i 62 numarada bitirdi.



12- Madison Brengle: 1.63 boyundaki oyuncu özellikle sezonun ilk yarısında başarılı turnuvalar çıkardı. Hobart’ta elemelerden gelerek finale kadar yürüdü. Avustralya Açık’ta son 16’ya kaldı. Stuttgart’ta Kvitova ve Garcia’yı yendi, yarı finalde Kerber’e kaybetti. Stuttgart’tan sonra katıldığı 15 tane turnuvanın dokuzunda ilk turda elendi. Brengle yine de 94 numarada başladığı yılı 40 numarada bitirerek yılın yükselişteki isimlerden biri oldu.



11- Roberta Vinci: Tecrübeli tenisçi, bu yılın ilk yarısında başarı elde edemedi ama yılın sonlarında aldığı sonuçlarla yılın en iyilerinden biri oldu. Amerika Açık’ta yarı finale kadar kolay gelse de, yarı finalde işi çok zordu. Dünya 1 numarası olan, evinde oynayan ve takvim slam’i yapma peşinde olan Serena Williams ilk seti de kazandıktan sonra maçı kazanmaya yakındı ama Vinci maçı çevirmeyi başardı ve kariyerindeki ilk Slam finaline yükseldi; finalde vatandaşı Pennetta’ya kaybetti… Asya turunda Wuhan’deki turnuvaya Kvitova-Pliskova’yı yenmeyi başardı ve finalde Venus Williams’a yenildi… WTA Elite Trophy’e katılma hakkını elde eden Vinci, grupta Kuznetsova’yı yendi, Schmiedlova’ya yenilmesine rağmen gruptan çıktı ve yarı finalde yine Venus’e kaybetti. Vinci bu yıl 49'dan 15'e çıkmış oldu.



10- Venus Williams: 2011-15 arasında Slamler’de çeyrek final göremeyen Venus, bu yıl Avustralya ve Amerika’da çeyrek final, Wimbledon’da da dördüncü tur oynadı. Yılın son iki Slam’inde Serena’ya çarpmasa daha da ilerlemesi muhtemeldi. Auckland’deki turnuvada şampiyon olmuştu. Wuhan’deki büyük turnuvada Radwanska-Navarro-Vinci-Muguruza gibi önemli isimleri yenerek şampiyon oldu. Elite Trophy’de grupta genç rakipleri Keys ve Saisai’yı yendi; yarı finalde Vinci’yi ve finalde Pliskova’yı yenerek şampiyon oldu. Venus bu yıl 22'den 7'ye çıkmış oldu.



9- Kristina Mladenovic: Uzun boyuyla dikkat çeken ‘93lü tenisçi, bu yıl tam 23 tane turnuvaya katıldı. Slam’lerde RG-Wimbledon’da üçüncü tur oynadı, Amerika’da ilk turlarda zayıf rakiplerini geçti, dördüncü turda Makarova’yı yendi ve çeyrek finalde Vinci’ye kaybetti –zorlu bir maç ve hafif sakatlığı etkiledi- Birmingham’daki turnuvada Bouchard ve Halep’i yenerek yarı finalist oldu, Pliskova’ya kaybetti. Hertogenbosch’daki küçük turnuvada çeyrek finalde Bencic’e kaybetti. Çift kadınlarda da Timea Babos ile beraber oynayan Kiki, çiftlerde de dünyanın en iyi ekiplerinden birini oluşturuyor. Kiki bu yıl 69'dan 27'ye çıkmış oldu ve Cornet'nin düşüşü-Garcia'nın yerinde saymasıyla Fransa'nın 1 numarası oldu.



8- Jelena Ostapenko: ‘97li eski juniors 1 numarası, yılın ikinci yarısından itibaren büyükler turnuvalarına katıldı. Üç ITF turnuvasında final oynadı, birini kazanabildi. Quebec’te kariyerinin ilk WTA finaline çıktı, finalde Beck’e kaybetti. Wimbledon ve  Amerika Açık’ta tur atladı –Wimbledon ilk turunda Navarro karşısında ezici bir galibiyet almıştı- Genç Letonyalı bu yıl 358 numaradan 79'a kadar çıkarak yılın en çok sıra atlayan ikinci ismi oldu.



7- Johanna Konta: ‘91li tenisçi yılın ikinci yarısında müthiş bir çıkış yakaladı ve Britanya’nın 1 numarası oldu. Eastbourne’de Makarova ve Muguruza’yı eleyip çeyrek finale çıktı, Bencic’e takıldı. Amerika turunda iki ITF kupası kazandı, Amerika Açık’ta Muguruza’yı eledi ve dördüncü turda Kvitova’ya kaybetti. Wuhan’de Petkovic-Azarenka galibiyetlerinden sonra Halep’i final setinde 1-5’ten dönerek yendi, çeyrekte Venus’e kaybetti.Bu yılı 150 numara olarak açan Konta, yüzden fazla basamak atlamış oldu.



6- Anna-Karolina Schmiedlova: ‘94lü tenisçi bu yıl büyük turnuvalarda fazla başarı sağlayamadı; yılın son iki Premier 5 turnuvasında çeyrek finalist oldu. Cincinnati’de Radwanska, Wuhan’de Wozniacki yendiği en önemli isimler oldular. En büyük başarıları küçük WTA turnuvalarında geldi. Rio’da finalde Errani’ye kaybetti, Bükreş finalinde rövanşı aldı. Katowice’deki turnuvada da şampiyon oldu; üç yarı finali var küçük turnuvalarda. Genç tenisçi Temmuz'da 60 numarada iken yılı 26 numarada bitirdi.



5- Timea Bacsinszky: 2014 Roland Garros elemeleri öncesi tenisi bırakan ve otel yöneticiliği eğitimi almaya başlayan İsviçreli tenisçi basamakları hızla atladı ve turun en üst basamaklarına yerleşti. Shenzhen finalinde Halep’e kaybederek başladı, Meksika’daki iki küçük turnuvada finallerde Garcia’yı yendi. Yılın ortasındaki Slamler’de çok başarılı oldu. RG’da yarı final oynadı –hatta Serena’yı devirmeye çok yaklaşmıştı- Wimbledon’da çeyrek finalde Muguruza’ya yenildi. Pekin’de Navarro-Errani-Ivanovic maçlarında arka arkaya müthiş dönüşler yaptı ve finalde Muguruza’ya kaybetti. Sezon sonundaki sakatlığa nedeniyle yıl sonundaki turnuvaları katılamadı. Tecrübeli tenisçi 31'den 10'a çıktı ve WTA tarafından 'yılın en iyi geri dönüş yapan oyuncusu' seçildi.




4- Daria Gavrilova: 1.66 boyundaki ‘94lü tenisçi, bu yılki Slam’lerde başarı yakalayamadı. Miami’deki turnuvanın ikinci turunda Sharapova’yı yenerek dikkatleri çekti; çeyrek final öncesi Pliskova’ya kaybetti. Roma’da Bencic-Ivanovic-Timea’yı yenerek şaşırttı; yarı finalde Sharapova rövanşı aldı. Bu sezon iki ITF turnuvası şampiyonluğu kazandı. Genç tenisçi bu yıl 233'den 36'ya çıktı ve WTA tarafından 'yılın yükselen yıldızı ödülü'nü kazandı.




3- Daria Kasatkina: ‘97li tenisçi bu yıl en çok yükselen isim oldu. Beş ITF şampiyonluğu kazanan genç raket, Cenova’da finalde İpek Soylu’yu yenmişti. Amerika Açık’ta kendi jenerasyonundan Gavrilova ve Konjuh’u yendi, Mladenovic’e takıldı. Moskova’daki turnuvada Begu’yu ve daha sonra da Carla Navarro’yu yendi –ki Carla ile oynadığı maçta mükemmel bir performansı vardı- sonrasında vatandaşı Pavlyuchenkova onu finalden etti. '97 jenerasyonunun en iyilerinden biri olan Daria 570'ten 72'ye kadar yükseldi ve yılın en çok basamak atlayan tenisçisi oldu.



2- Belinda Bencic: '97 jenerasyonun sıralamadaki en başarılı tenisçisi, sezona çok iyi başlamadı ama Mart'ta toparlanmaya başladı. Miami'de çeyrek finalin kapısından döndü, Eastbourne'de arka arkaya Keys-Bouchard-Wozniacki-Radwanska'yı yendi ve kariyerinin ilk kupasını kazandı. Wimbledon'da dördüncü turda Vika Azarenka'ya kaybettikten sonra sezonun en iyi turnuvasını Kanada'da oynadı. İlk turlarda Bouchard-Wozniacki'yi eledikten sonra yarı finalde Serena Williams karşısında kazandı ve finalde de Simona Halep'i yenerek kariyerinin ilk üst seviye turnuvasını kazandı. Tokyo'da Muguruza-Wozniacki'yi yendi, finalde Radwanska'ya kaybetti, kalan bölümde sakatlığı nedeniyle etkili olamadı ve Elite Trophy'den de çekildi. 2015'e 37 numarada başlayan Bencic, 12 numaraya kadar çıktı.



1- Garbine Muguruza: '93lü tenisçi takvimin ilk üç Grand Slam'inde başarılı oldu. Avustralya'da dördüncü turda Serena'ya kaybetti. RG'da Kerber ile Pennetta'yı yendi, çeyrek finalde Safarova'ya kaybetti. Wimbledon'da Kerber-Wozniacki-Timy-Radwanska'yı yendi ve finalde Serena'ya kaybetti... Katıldığı sekiz önemli Premier turnuvasının beşinde ilk turlarda elendi. Dubai'de yarı finalde Pliskova'ya takıldı; Wuhan'de finalde Venus'e kaybetti, Pekin'de ise genel olarak rahat bir turnuva geçirdi; son iki maçta Radwanska ve Timy'yi yenerek kupayı elde etti... Singapur'daki Yıl Sonu Finali'nde grupta mükemmeldi; Kerber-Safarova-Kvitova'yı geçti, yarı finalde Radwanska'ya kaybetti... Muguruza bu yıl 24'ten 3'e çıkmış oldu.




             DÜŞENLER



8- Shuai Peng: '86lı Peng, 2014 Amerika Açık yarı finalinde yaşadığı sakatlıktan sonra bu sezonun başında sahalara çıktı, Avustralya Açık'ta dördüncü turda Sharapova'ya yenilmişti. Katıldığı diğer beş turnuvada erkenden elendi ve Roland Garros sonrası başka hiçbir turnuvaya katılmadı. Peng, 22'den 136'ya indi. -kendisi için düşüşte demek ne kadar doğru olur, şanssız sakatlığından dolayı sıralamada geriledi-


7- Dominika Cibulkova: O da Peng gibi sakatlıktan çeken bir isim. Avustralya Açık'ta çeyrek final oynayan Slovak tenisçi, Antwerp'teki çeyrek final maçında sakatlandı ve Wimbledon'a kadar maça çıkamadı, çim kort sezonunda sahalara dönse de Amerika Açık'a kadar önemli galibiyet elde edemedi. Amerika Açık'taki ilk tur maçında Ivanovic'i yenen Slovak tenisçi yılı 38 numarada bitirdi. Cibulkova 11'den 38'e düştü.


6- Ekaterina Makarova: 1.80 boyundaki tenisçi, bu yıl önemli başarılara imza atamadı. Avustralya Açık'ta yarı final oynadıktan sonra; Roland Garros ve Amerika Açık'ta dördüncü turlar oynadı. Premier turnuvalarında önemli başarılar yakalayamadı, Washington'daki küçük turnuvada yarı final oynadı, yarı finalde vatandaşı Pavlyucenkova karşısında sahadan çekilmek zorunda kaldı. Makarova, Haziran'da 8 numara iken yılı 23 numara olarak tamamladı.


5- Andrea Petkovic: Yıla iyi başlayan tecrübeli tenisçi, Antwerp finalinde Navarro'nun sahadan çekilmesiyle kupayı kazandı ve beş yıl aradan sonra ilk 10'a döndü. Miami'de Makarova ve Pliskova'yı yenerek yarı finalist oldu, Navarro'ya kaybetti ve düşüşü de o anda başladı... Mart'tan sonra katıldığı 13 tane turnuvanın hiçbirinde üç maç birden kazanamayan Petkovic, yıl sonunda Elite Trophy'e katıldı ama grup maçlarında Navarro-Svitolina'ya kaybederek elendi. Boşnak asıllı Alman Şubat'ta 9 numarada iken yılı 24 numara olarak tamamladı.


4- Monica Puig: Porto Riko'lu tenisçi yılın ilk bölümünde küçük turnuvalarda başarılı olarak ilk 50 içine girdi. Yılın ikinci yarısında ise katıldığı altı büyük turnuvada sadece iki tane maç kazanabildi, küçük turnuvalarda da başarı elde edemeyince sıralamada geriledi. Puig yılı ilk 100'ün dışında tamamladı.





3- Caroline Wozniacki: Danimarkalı tenisçi için yılın ilk yarısı iyi geçerken, yıl kötü bitti ve sıralamada çok geride kaldı. Grand Slam'lerde Wimbledon'daki dördüncü tur başarısı hariç hepsinde ikinci turlarda elendi... Büyük Premier turnuvalarında Dubai'de yarı final oynadı ve Halep'e kaybetti, Madrid'te çeyrek final oynadı ve Sharapova'ya kaybetti. Kalan yedi büyük turnuvada başarı sağlayamadı, dördüne ilk turdan veda etti... Küçük Premier turnuvalarında ise katıldığı son beş turnuvanın dördünde en az yarı final oynadı. Stuttgart'ta Safarova-Navarro-Halep'i yendi, finalde Kerber'e kaybetti. Eastbourne'de yarı finalde Bencic'e kaybetti. Connecticut'ta Kvitova, Tokyo'da yine Bencic onu finalden eden isimler oldular. Bu sezonki tek şampiyonluğu Kuala Lumpur'da geldi. Tecrübeli tenisçi Ağustos'ta 4 numara iken, yılı 17 numarada tamamladı.



2- Alize Cornet: Fransız tenisinde uzun süre zirvede kalan Alize bu yıl çok derin bir düşüşe geçti. Roland Garros'taki dördüncü turu haricinde katıldığı 18 tane Premier ve üstü seviyedeki turnuvada ilk üç turdan birinde elendi. Küçük turnuvalarda Katowice ve Hong Kong'da çeyrek finaller oynadı. Yıla 18 numarada başlayan Alize, 43 numaraya kadar düştü ve Fransız tenisçiler arasında da üçüncü oldu.




1- Eugenie Bouchard: Yıla üst sıralarda başlayıp en çok sıralama kaybeden oyuncu oldu. Genç Kanadalı, geçen yılki çıkışının tam tersine bir sezon geçirdi diyebiliriz. Avustralya Açık'ta çeyrek finalde Sharapova'ya kaybetti; Indian Wells'te iyi başladı, üçüncü turda Tsurenko'ya kaybetti, Nisan'da da FED Cup'ta aldığı başarısız sonuçlar ve Dulgheru'yla yaşadığı polemikten sonra tamamen çöküşe geçti. Amerika Açık'a kadar katıldığı toplamda 12 tane turnuvanın dokuzunda ilk turda, üçünde ikinci turda elendi. Amerika Açık'ta Cibulkova'yı yenip dördüncü tura geçti ama tam kendine geldi derken soyunma odasında düşerek sakatlandı ve sahadan çekilmek zorunda kaldı... Bouchard bu yıl 7'den 48'e düştü.





9 Aralık 2015 Çarşamba

ATP Tenis – İnenler ve Çıkanlar

2015’te erkekler tenisinde üst sıralarda genellikle değişmeler olmadı ama arka sıralarda değişmeler oldu, göze batan değişmeleri sıralayalım. (Sıralamalar etkileyici yer değişimlerine göre sübjektif olarak yapılmıştır, üst sıralarda yer alan isimler dışında genellikle 30-40 sıra değiştirenlere dikkat edilmiştir)



                                         YÜKSELENLER



23-Robin Haase: Mart’ta sıralamada 104 numara olan Hollandalı tenisçi, Indian Wells’te Wawrinka’yı geçti ve son 32’ye kaldı; Estoril’de Feliciano’yu yendi ve çeyrek finale kaldı, bir de Challenger turnuvası kazandı ve 60lı sıralara yükseldi.


22-Nicolas Mahut: Tecrübeli tenisçi, bu yıl 124.basamağa kadar düşmüştü. Yılın ikinci yarısında; Hertogenbosch’da elemelerden gelip şampiyon oldu; Metz’de çeyrek final oynadı ve yılın son iki Slam’inde tur atladı, 60’lı sıralara geri döndü.


21-Evgeny Donskoy: Yılın ilk yarısında 213 numaraya kadar düşen Rus tenisçi, bu yıl Challenger turunda dört final oynayıp birini kazandı, Moskova’daki ATP turnuvasında yarı final oynadı ve ilk 100’e girdi.



20-Munoz De La Nava: ‘82li İspanyol yılın ilk yarısında yokları oynadı ve 200’ün de dışına çıktı. Yedi Challenger finali oynayan ve bunların üçünü kazanan tecrübeli tenisçi 75 numaraya yükseldi.



19-Taro Daniel: Amerika’da doğan ve çalışmalarını Valencia’da sürdüren genç Japon tenisçi, 1.93’lük boyuyla ‘kısa boylu Japon tenisçi’ algısını yıkmak için yükselişe geçti. Bu yıl dört Challenger şampiyonluğu elde eden Daniel ilk 100’e girdi.



18-Rajeev Ram: 31 yaşındaki Amerikalı tenisçi sezona kötü başladı ve 180li sıralara geriledi. Newport’ta Isner ve Karlovic’i yenerek şampiyon oldu, Amerika Açık’ta bir tur geçti ve 86.sıraya yükseldi.



17-Guido Pella: Bu yıl Challenger turunda dört finale ve çıkan ve bunlar üçünü kazanan ‘87li Arjantinli 73.sıraya kadar yükseldi.



16-Federico Delbonis: ‘90lı tenisçi Mart’ta 88 numara olduktan sonra iki Challenger turnuvası kazandı, Cenevre’de yarı final oynadı ve 52 numaraya çıktı.



15-Borna Coric: ‘96lı tenisçi yıla 90 numarada başlamıştı. Dubai’de Andy Murray karşısında çok sürpriz galibiyet elde etti, Roland Garros’ta iki tur geçti, üç küçük turnuvada çeyrek final gördü ve ilk 50 içine girdi.



14-Donald Young: ‘89lu tenisçi beklenen çıkışı biraz geç gösterdi. Ağustos’ta 79 numara olan Donald’a Amerika turu yaradı. Rogers Cup’ta Berdych’i yendi, son 16’da elendi. Amerika Açık’ta üç tur geçmeyi başardı. Son olarak Basel’de de Kevin Anderson’ı yendi ve çeyrek finalde elendi; ilk 50’ye girdi.



13-Teymuraz Gabashvili: Nisan’da 100 numara olan Rus tenisçi, Roland Garros’ta üç tur geçmişti. Washington’da Andy Murray’i yenip çeyrek finale çıktı ve yılı 50.sırada bitirdi.



12-Inigo Cervantes: Mayıs’ta 277 numarada olan ‘89lu tenisçi, bu yıl altı Challenger finaline çıktı ve bunların dördünü kazandı, ilk 80’e girdi.



11-Yuki Bhambri: ‘92li Hintli tenisçi, bu yıl en çok basamak atlayan erkek tenisçi oldu. Şubat’ta 414 numaraya düştükten sonra Challenger turunda altı finale çıktı, bunların yarısını kazandı ve ilk 100’e girdi.



10-Sam Groth: ‘87li tenisçi de kariyerinin ikinci yarısında açılan isimlerden biri oldu. Nisan’da 93 numara olduktan sonra Wimbledon’da iki tur geçti; Washington ve Stuttgart’ta çeyrek finalist oldu ve 53 numaraya kadar yükseldi.



9-Hyeon Chung: Yıla 120 numarada başlayan Hyeon, Challenger turunda beş final oynadı ve üçünü kazandı. Amerika Açık’ta bir tur geçti ve Wawrinka karşısında da müthiş performans sergiledi. 52.basamağa yükselen ‘96lı tenisçinin geleceğinin çok parlak olduğunu yazabiliriz.



8-Aljaz Bedene: Bu yıl Britanya için mücadele etmeye başlayan Slovenya doğumlu tenisçi, Davis Cup’ta Britanya’yla şampiyonluk yaşamadı ama sıralamada 100’den fazla basamak atlayarak kariyerinin altın sezonunu geçirdi. Sene başında Chennai’da final oynamıştı; üç Challenger şampiyonluğu yaşadı.



7-Thomaz Bellucci: Son yıllarda beklenen çıkışı yapamayan aksine sürekli düşüşte olan Brezilyalı tenisçi Mart’ta 87 numarada yer aldı. Cenevre’de üç yıl aradan sonra ilk şampiyonluğunu elde etti; Amerika Açık’ta iki tur geçti, ayrıca Roma’da Djokovic’le oynadığı maçta bu yıl Djokovic’i en çok zorlayan iki seribaşı olmayan tenisçiden biri oldu. –diğeri de Dolgopolov- Yılı 30 numarada tamamladı.





6-Viktor Troicki: Yılı 100 numarada açan tecrübeli Sırp yılın özellikle ilk bölümünde müthişti. Slamler’de Avustralya ve Amerika’da ikişer tur, Wimbledon’da üç tur geçti… AEGON’da yarı finale kadar çıktı. Stuttgart’ta Nadal’a finalde kaybetti, 17 numaraya kadar çıktı. Yılın son bölümünde kötü olunca sıralamada biraz yer kaybetti.









5-Jack Sock: ‘92li tenisçi Mart’ta 57 numara olduktan sonra yükselişe geçti. Houston’da kariyerinin ilk şampiyonluğu kazandı; Roland Garros’ta son 16’ya kaldı. Aradaki bölüm de çok iyi değildi ama Amerika turu ve sonrasındaki küçük turnuvalarda istikrarlı sonuçlar elde etti. 500’lük turnuvalarda Washington-Pekin çeyrek finalleri var, Basel’de yarı final oynadı. Stockholm’de Simon ve Gasquet’i yendi, finalde Berdych’e kaybetti. Yılı 25 numara olarak kapattı.














4-Dominic Thiem: Genç tenisçi bu yıl 52 numarada başlamıştı, 20’ye kadar çıktı. Miami Masters’da çeyrek finale yükseldi ve kariyerinde ilk kez bir Masters’da çeyrek finale çıkmış oldu. Bu yıl Nice-Umag-Gstaad’taki 250’lik turnuvalarda şampiyon oldu; Umag-Gstaad’ta arka arkaya iki haftada kazandı.








3-Bernard Tomic: Yıla 71 numarada başlayan genç Avustralyalı tenisçi yine ‘dev tenisçilerle karşılaştığında dağılma eşiği’ni aşamadı ama istikrarlı bir performans sergileyerek ilk 20’ye girdi. Slam’lerde çok fazla ilerleyemese de ilk turlarda başarılı oldu, Shangai’da çeyrek final oynadı ve çeyrek finalde Djokovic’i iki sette de tiebreak’e zorladı.






2-Richard Gasquet: Yıla 26 numarada başlayan Richard, muhteşem bir grafiğe imza attı. Slamler’de RG’da dördüncü tur, Wimbledon’da yarı final ve Amerika’da çeyrek final başarıları elde etti.  Yılın ikinci yarısında iki Masters çeyrek finali gördü; Basel’de yarı finale ilerledi ve iki küçük turnuva şampiyonluğu elde etti… Yıl Sonu Finalleri’ne kalamadı ama yılı dokuz numarada bitirerek birinci alternatif isim oldu.



1-Benoit Paire: Bir numarayı da yine bir Fransız’a veriyoruz. ‘89lu Paire kariyerindeki patlamayı biraz geç de olsa yaptı. Şubat’ta 149.olduktan sonra adım adım yükseldi; Bastad’ta kariyerinin ilk şampiyonluğu yaşadı; en büyük çıkışı ise yılın son bölümünde geldi. Amerika Açık’ta ilk turda son finalist Nishikori karşısında iki maç sayısı çevirdi ve maçı kazanmayı başardı. Bu turnuvada çeyrek finalin kıyısından döndü… Rakuten’deki 500 puanlı turnuvada Dimitrov-Kyrgios-Nishikori’yi yendi ve finalde Wawrinka’ya kaybetti, ilk 20’ye girmeyi başardı.










                          DÜŞENLER



8-Santiago Giraldo: Kolombiyalı tenisçi yılın ilk bölümünü iyi geçirmişti. Mart’ta 31 numara olduktan sonra Cenevre’deki yarı finali hariç turnuvalarda başarı gösteremedi ve 71.basamağa düştü.



7-Jurgen Melzer: Tecrübeli tenisçi, Mart’ta 77 numarada iken büyük bir düşüş gösterdi ve ilk 150’nin dışına çıktı.



6-Tommy Robredo: Tecrübeli İspanyol tenisçi, yılı 17 numara olarak açmıştı ama 42’ye kadar geriledi.



5-Grigor Dimitrov: Genç tenisçi, yılı 10 numara olarak açmıştı. Sezonun ilk yarısında iyiydi diyebiliriz; Monte Carlo ve Madrid’te çeyrek finaller oynadı. Yılın ortalarında kötüydü; son bölümde biraz toparlansa da sıralamadaki düşüşünü engelleyemedi, 28 numaraya kadar geriledi, yeni koçuyla beraber gelecek yıl daha iyi olacağını düşünüyorum.








4-Laurent Lokoli: Potansiyelli genç Fransız tenisçi, çok dramatik bir düşüşe imza attı. Mart’ta 207 numara iken yıl sonunda 583 numaraya kadar düşen tenisçinin, vatandaşı Paire gibi bir geri dönüşe imza atıp atamayacağını göreceğiz…









3-Mikhail Youzhny: 2014’te yavaş yavaş düşen Youzhny bu yıl abarttı. Yılı ilk 50 içinde açtıktan sonra, ilk 150’nin dışına kadar çıktı.















2-Marinko Matosevic: Mart’ta 72 numarada bulunan tecrübeli tenisçi, aldığı başarısız sonuçlardan sonra ilk 300’ün dışına çıkmaya çok yaklaştı.













1-Lleyton Hewitt: Düşen isimlerde de, çıkan isimlerde olduğu gibi ilk iki sıra aynı vatandaşlığı paylaşanların oldu. 2001 ve 2002 yıllarında dünya 1 numarası olan Hewitt bu yıl 290 numaraya kadar düştü.



















                          İNİŞ-ÇIKIŞ GÖSTERENLER



6-Steve Darcis: Davis Cup’ta Belçika ile final oynayan Darcis 158 numara olarak başladı. Miami’de iki tur geçti, bir Challenger şampiyonluğu yaşadı ve Bastad’da yarı final oynadı; 100 basamak atlayan Darcis yılın son bölümünde kötü sonuçlar alında 86 numaraya düştü.





5-John Millman: Genç Avustralyalı ilk 150’nin dışında başlamıştı. Dört Challenger finali oynadı, iki şampiyonluk elde etti ve 71.sıraya çıktı. Yılın son bölümünde katıldığı turnuvalardan erken elendi ve 91’e düştü.












4-Nicolas Almagro: Eski dünya 9 numarası, bu yıla 70 numarada başlamıştı. Yılın ilk yarısında katıldığı toplamda altı turnuvada başarı gösteremedi ve Mayıs’ta 174’e indi. Yılın ikinci yarısında bir ITF turnuvası kazandı, Kitzbühel'deki 250 puanlık turnuvada yarı final oynadı ve 73.basamağa çıktı.
















3-Lukas Rosol: Tecrübeli Çek tenisçi, 29 numarada başladı. Yılın ilk yarısında katıldığı tüm turnuvalarda başarısız oldu, 87’ye düştü. Yılın ikinci bölümünde; Viyana'daki 500 puanlı turnuvada Tsonga'yı yenip çeyrek finale çıktı, 55’e çıktı.









2-Alexandr Dolgopolov: 23’te başladı. Bu yılki tüm Slam'lere erkenden veda etti ve küçük turnuvalarda da başarısız oldu. 80’e düştü ve yılın en iyi turnuvasını Cincinnati'de geçirdi. Elemelerden başladıktan sonra Tomic-Janowicz-Berdych'i yendi ve yarı finalde Djokovic'e kaybetti. 36’da tamamladı.










1-Ernests Gulbis: Yıla 13’te başladı; korkunç bir düşüşle 117’ye kadar indi. Bu yıl katıldığı tüm Slam'lere erkenden veda etti, yılın ilk yarısındaki on turnuvanın sekizine ilk turda, ikisine ikinci turda bitirdi. Rogers Cup'ta elemelerden başlayıp çeyrek finale kadar ilerledi. Viyana'daki 500 puanlı turnuvada yarı finale kadar ilerledi. Yılı 79’da bitirdi.















Euroleague’de bu hafta


Euroleague’de mücadele dokuzuncu hafta maçlarıyla devam ediyor… Türk takımlarından ikisi turu erkenden garantilediler, Darüşşafaka Doğuş %95 ihtimalle Top 16 yapacak, Pınar Karşıyaka ise yıl başından sonra Eurocup’ta mücadele edecek…









     Perşembe 19:00 Pınar Karşıyaka – Lokomotiv Kuban


Geçen hafta Kaunas’ta farklı kaybederek elenen Karşıyaka, Euroleague ilk turunda beklenenden daha başarılı olan Kuban’ı konuk ediyor. Kuban, Barcelona ile beraber 6-2 yapmış durumda ve son hafta öncesi Barcelona’yı kaçırmak istemeyeceklerdir. –aslında kaybetseler bile, ilk maçta Barca’ya sadece dört sayı farkla kaybettikleri için fazla dezavantajlı olmayacaklar-



Diğer Maçlar: Gruptan çıkan takımlar Barcelona-Zalgiris karşılaşıyorlar ve Cuma günü de Panathinaikos gruptan çıkmayı garantilemek için Gora’yı yenmeye çalışacak.





    Perşembe 21:00 Anadolu Efes – Laboral Kutxa


B Grubu’nda gruptan çıkmayı garantileyen iki takımın mücadelesi olacak. Top 16 gruplarının hangi takımları içereceği belli olmasa da; sanki E Grubu biraz daha zayıf takımlarla dolacak gibi bir görüntü var, bu açıdan da bu maç önemlidir; iki takım arasında önemli ikili averaj farkı olmadığını da düşünürsek Top16 gruplarının tayini açısından bu maçın sonucu önem teşkil edecektir. Efes arka arkaya yenilgilerin ardından ilk kez geçen hafta iyi bir maç sonu performansı ve sergiledi ve Zagreb deplasmanında kazandı. Laboral Bourousis’in üstün performansı ve Adams’ın ritm arttırmasıyla yoluna devam ediyor.   

Diğer Maçlar: Limoges-Olympiakos ve Cedevita-Milano haftanın diğer maçları olacaklar.  







     Cuma 19:00 CSKA Moskova - Darüşşafaka Doğuş 


Euroleague D Grubu’nda tur atlamayı garantileyen üç takım erkenden belli oldu, gruptaki tek mücadele dördüncü sıra için. Darüşşafaka Doğuş 4 ve Maccabi 2 galibiyetteler ve Darüşşafaka’nın tur için oldukça avantajlı bir konumda olduğunu söyleyebiliriz. Daçka’nın elenmesi için tek ihtimal var, o da bu hafta Daçka’nın kaybetmesi, Maccabi’nin kazanması ve gelecek hafta oynanacak olan DD-Maccabi maçında Maccabi’nin 12 sayı ve üzerinde fark atması… Darüşşafaka açısından bu maçın hiçbir önemi olmadığını söyleyebiliriz, CSKA ise ligin en skorer ve en iyi averaja sahip olan takımı; grubu lider bitirmek için galibiyet serisini sürdürmek isteyecekler.



Diğer Maçlar: Gruptaki diğer maçlar Perşembe akşamı oynanacak. Sassari-Malaga ve Maccabi-Brose haftanın diğer maçları. Sassari'nin sekiz maçta galibiyeti yok; son iç saha maçları olacak... Grupta tur mücadelesini yakından ilgilendiren maçta Maccabi şansını İstanbul'a taşımak için kazanmak zorunda.





             Cuma 21:45 Fenerbahçe - Kızılyıldız


Euroleague A Grubu’nda Fenerbahçe, geçen hafta Madrid’de kazanabilmiş olsaydı iş Kızılyıldız için neredeyse kesinlik kazanacaktı; son iki haftaya girilirken Khimki-Kızılyıldız-Bayern 4er galibiyetteler ve Real Madrid-Strasbourg 3er galibiyetteler. Kızılyıldız ilk yarıdaki Kızılyıldız değil, Quincy Miller transferi ve Miller’ın takıma çabucak uyum sağlaması; Jovic’in etkisinin artması, Rebic-Guduric’in aldıkları sürelerde etkili olmaları ve Zirbes’in müthiş katkısı derken Kızılyıldız arka arkaya galibiyetler alarak gruptan çıkmak için iddialı konuma geldi… Fenerbahçe’ye bakalım. Grupta herkesin birbirini yenmesiyle Fenerbahçe grup liderliği için rakipsiz kaldı; Madrid deplasmanı öncesi üstüste beş galibiyet aldılar ve grup liderliğini garantilediler. 


Diğer Maçlar: Cuma akşamı oynanacak olan Bayern Münih-Real Madrid ve Strasbourg-Khimki maçları haftanın diğer maçları olacaklar…