F grubundan 3'te 3 yaparak çıkan ve 2. turda İsviçre'yi mağlup ederek gelen ama çoğunluk tarafından iyi futbol oynamadığı düşünülen Arjantin 4 çeyrek final maçı arasında en kısır maçta turnuvanın sürpriz ekibi Belçika'yı Gonzalo Higuain'in 8. dakikada attığı golle 1-0 mağlup etti.
Maça iki tarafta kontrollü başladı.Gole kadarki kısa sürede herhangi bir tehlikeli pozisyon yaşanmadı.Messi'nin orta sahada 2 kişiye rağmen kaybetmediği pozisyonla başlayan ve savunmadan seken top sonucunda Higuain'in net bir vuruşla Arjantin'i öne geçirdi.Gol tam bir santrafor golüydü.Higuain topun önüne düşebileceğini sezdi ve hiç bekletmeden çok güzel bir vuruşla topu ağlara gönderdi.
Erken gelen golden sonra normal pozisyonu Witsel ile birlikte on libero oynamak olan Fellaini'yi ceza sahasına daha yakın gördük.Belçika'nın maç boyunca en iyi ismiydi.Sürekli bir şeyler yapmaya çalıştı.Savunmaya geldi top çıkarttı, ileride topları indirmeye çalıştı.Sahanın her yerindeydi.Belçika golden sonra savunmayı riske ederek Arjantin yarı sahasında baskı kurmaya çalıştı.Belçika baskı kuramadığı gibi Arjantin'e de 3-4 tane kontra atak verdi ta ki Di Maria sakatlanana kadar.Yine bir kontra atakta topa vurduktan sonra adelesinde çekme yaşayan Di Maria 33 dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldı.Di Maria'nın oyundan çıkmasından sonra Arjantin hızlı hücumları tamamen kesildi.Belçika ise ileride zaman zaman paslaşmalar yapıyor ama ne kenarları kullanıyorlar ne de derinlemesine pas girişimlerinde başarı yakalayabiliyorlardı.İlk yarı 1-0 Arjantin'in üstünlüğüyle bitti.
İkinci yarıya Marc Wilmots'ın etkisiz olan Origi ile başlamayacağını düşündüm.Ama ilk yarıdaki 11 ile başladı.İkinci yarı Belçika ilk yarıdan da olumsuz bir görüntüyle başladı.Ne kenarlardan orta geliyordu ne de uzun süreli paslaşmalar sonucu Arjantin savunmasını boğabiliyorlardı.O kadar uzun oyuncusuna rağmen maç boyunca çok az sayıda orta gelmesi Belçika adına çok olumsuz bir tablo çıkmasına yol açtı.Topları da ayaklarında tutamadılar böylelikle duran top da izleyemedik Belçika açısından.Arjantin'in ikinci yarıdaki iki pozisyonundan birinde Higuain'in orta sahanın biraz ilesinden sürerek getirdiği topla Kompany'i çalımladı.Kaleci ile karşı karşıya kalan Higuain topu direğe nişanladı.
Wilmots 60'da Origi yerine Lukaku'yu, Mirallas yerine de Mertens'i soktu.Bu oyuna kısa süreli de olsa bir hareketlilik getirdi ama yine gelmeyen yan toplar Belçika'nın pozisyon bulamamasına neden oldu.Hatırladığım kadarıyla sadece tek bir etkili orta geldi diyebiliriz.Onda da Fellaini kafa topuna çıktı ve vurdu.Bu toplardan birden fazla gelseydi Belçika mutlaka golü bulurdu.Maçın sonlarında doldur boşalta başlayan Belçika bu toplarda çok daha fazla etkili oldu.Uzun oyuncuları sayesinde topları indirerek topun en azından Arjantin ceza sahasına yakın yerlerde kalmasını sağladı.Son dakikalarda riskleri iyice alan Belçika geride büyük alanlar bıraktı ve Messi kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonu değerlendiremedi.Geri dönen topta Lukaku pozisyon yakaladığı.Son çizgiden çevirdiği topta Arjantin savunması inanılmaz bir kademeye girdi ve mutlak bir golü engelledi.
Genel Yorum
Arjantin'in turnuva boyunca tat vermeyen oyunu bu maçta da değişmedi.Belçika'nın ise bu maçta da beklentilerimin altında kaldığını kesinlikle söyleyebilirim.Ne bir kanat atağı yapabildiler ne bir pas organizasyonu oldu.Hücumda enlemesine yaptıkları paslar dışında öyle etkili bir pas alışverişi yoktu.Sonucunda da maçın başında skor avantajını eline geçiren Arjantin yarı finale çıktı.
Emin Kazdaloğlu
Twitter: @Nickonharf
abcspor.com
5 Temmuz 2014 Cumartesi
Petra Kvitova'dan muhteşem galibiyet
Wimbledon Tenis Turnuvası Kadınlar finalinde Petra Kvitova,
Eugenie Bouchard’ı çok rahat bir maçtan sonra 6-3 ve 6-0’lık setlerle yenerek
2011’den sonra bir kez daha şampiyon oldu.
İlk
servis oyunları iki tenisçi için de rahat geçti. Üçüncü oyunda Petra Kvitova
müthiş winner’larla rakibinin servisini kırdı. Yedinci oyunda bir kez daha
servis kıran Kvitova sekizinci oyuna kadar muhteşem servis oyunları çıkardı.
Sekizinci oyunda servis kıran Bouchard bir sonraki oyunda da servisini kırdırdı
ve set sona erdi.
İkinci
setin başında servis kıran Kvitova’nın özgüveni arttı, Bouchard’ın moral
seviyesi düştü. Kvitova set boyunca kısa ralliler oynamaya zorladı ve bu
rallilerde sürekli olarak puanı kazandı.
Genel
Yorum
Maç
öncesinde Bouchard’ı favori olarak görüyordum. Maçın kilit istatistiği, Kvitova’nın
servis performansı oldu. Bugün çok iyi servis atan Kvitova servislerinden %68
oranında puanı çıkardı ve toplam 4 ace attı. Maç boyunca 28 winner bulan
Kvitova, tempoya dikte etti diyebiliriz. Sadece ilk setin sekizinci oyununda
servis kıran Genie maçın geri kalanında rakibinin servis oyunlarında etkili
olamadı, Kvitova’nın sert returnleri karşılamakta da zorlandı.
Arif
ŞAHİN
Beşiktaş Integral Forex sezon değerlendirmesi
Beşiktaş sezon başında sponsorluk için Integral Forex’le
anlaştı, koçluğa Ahmet Kandemir getirildi ve Doron Perkins haricinde ciddi bir
transfer yapılmadan sezona başlandı.
Sezon başı
Beşiktaş IF
sezona kötü başladı diyebiliriz, Türkiye Ligi’nde uzun bir süre play-off
tablosunun dışında olan Beşiktaş Eurocup’ta ise özellikle deplasmanlarda çok
iyi maçlar çıkardı, ilk tur grubundan lider olarak çıkmayı başardı.
Eurocup
Beşiktaş
Eurocup’ın ilk turunda en güçlü rakipleri Spartak St.Petersburg-Panionios olan grubu
lider bitirdi. İkinci turda turun en zorlu grubunda Lietuvos
Rytas-Zaragoza-Cedevita ile aynı gruba düştüler. Bu gruba BJK müthiş başladı ve
ikisi deplasmanda olmak üzere ilk üç maçını kazandı. Dördüncü maça saatler kala
Brad Buckman’ın sakatlanması tüm planları bozdu, alelacele transfer edilen
Bajramovic de Eurocup’ta oynayamadı, turu son maça bırakan Beşiktaş Zaragoza’yı
deplasmanda yenerek gruptan çıktı.
Çeyrek
final öncesi Nizhny Novgorod’la eşleştiler. Bu sezon Avrupa’nın en flaş takımı
olan Novgorod’ı içerde farklı yenmelerine rağmen Rusya’daki rövanşta 24 sayı
fark yediler ve BJK havlu attı.
Türkiye
Beko
Basketbol Ligi’nde ilk devreyi kötü geçiren Beşiktaş ikinci devrede toparlandı.
İkinci devrede oynadığı 15 maçın 13’ünü kazanan Beşiktaş play-offlara beşinci
sıradan girdi. Play-off çeyrek finalinde ilk maçta Galatasaray’ı deplasmanda
yenen BJK serinin son iki maçını kaybederek sezonu noktaladı.
Spor Toto
Türkiye Kupası’nda BJK çeyrek finalin ötesine geçemedi. Çeyrek final maçında
Anadolu Efes karşısında ağır bir yenilgiye uğradılar.
Koç Ahmet Kandemir
Beşiktaş’ın
sezonundan benim aklımda en çok yer eden Ahmet Kandemir’in birbirinden ilginç
açıklamaları oldu. Hemen hatırlayalım…
1-Eurocup’ta
ikinci tur grubu bittikten sonra yaptığı açıklama-durumu hatırlatayım, Rytas ve
Beşiktaş grubu 4’er galibiyetle bitirdiler, ikili averajda Rytas üstün olduğu
için grubu lider bitirdi
‘’Bu gruptan birinci çıkmayı hakettik. İlk
devre tüm maçlarımızı kazanmıştık.’’
Kurallar
baştan yazılmalıymış, eğer iki takım eşitse, ilk devre kimin daha çok maç
kazandığına bakılsın!
2-Ligde
normal sezon bittikten sonra- son maçta BJK Banvit’i yendi ve beşinci oldu. Tamamen
iddiasız olan maçta Pınar Karşıyaka TED’e kaybetti ve Ahmet Kandemir Karşıyaka
ismini vermeden oyuncularıyla gurur duyduğunu, bazı takımların play-off
eşleşmesini düşünerek spor ruhuna aykırı mücadele ettiğini söyledi.
3-En bomba
açıklama, Galatasaray LH serinin son maçını kazandıktan sonra;
‘’Biz takım olarak bu şekilde elenmeyi hak
etmedik.’’
Zaten maçın
sahada bitmesi birşey ifade etmez, jüri toplanıp tekrar değerlendirmeli,
Beşiktaş böyle elenmeyi hak etmedi ki, Ahmet Kandemir herşeyi dört dörtlük
yapmıştı, oysa ki!
Oyuncular
Beşiktaş’ta
sezonun en beklenmedik çıkışını yapan oyuncu Ryan Broekhoff oldu. İstanbul’a
geldiğinde ben dahil birçok kişinin şüpheyle baktığı ’90 doğumlu Avustralyalı
çok iyi bir çıkış yaptı, alkışı hak etti. Fiziksel olarak avantajlı olan
Broekhoff oyun konsantrasyonuyla da sivriliyor.
Sezonun en
iyi oyuncusu Chris Lofton oldu diyebiliriz. Lofton dış şut istikrarıyla
kariyerinin en iyi sezonunu geçirdi, takıma önemli katkı yaptı.
Doron
Perkins de iyi bir sezon geçirirken, Muratcan Güler-Caner Topaloğlu genel
olarak vasat bir sezon geçirdiler. Colton Iverson bekleneni veremedi, Buckman iyiydi,
Ruzic inişli-çıkışlı bir sezon geçirdi.
Beşiktaş’ta
oyuncularla ilgili en önemli sorun gençlerin durumuydu. Beşiktaş çok da iddialı
bir kadro kurmazken ve elinde önemli genç oyuncular varken Ahmet Kandemir
onlara fazla şans vermedi. Kartal Özmızrak-Doğukan Şanlı U18 Avrupa
Şampiyonası’nda altın madalya kazanan Türkiye kadrosunda yer aldılar, Gökhan
Şirin ise Buckman’ın sakatlandığı dönemde şans bulmalıydı, Eurocup’ta forma
giyemeyecek Bajramovic’i getirmek akılcı bir transfer değildi. Beşiktaş bu
sezon en kötü ihtimalle yine benzer bir sezon geçirecekti, böyle bir sezonda
Kartal-Doğukan gibi oyuncular oynasa hem Beşiktaş için, hem de Türk basketbolu
için daha hayırlı olurdu.
Gelecek Sezon
Sezonun
bitmesiyle beraber yine Ahmet Kandemir çok ilginç bir açıklama yaptı. Katıldığı
bir programda ‘’Genç Türk oyunculara şans
vermek istiyoruz.’’ dedi. Bu sezon Kartal-Doğukan-Şirin’i benchte unutan o
değil miydi? Geçen sezonun en iyi oyuncularından biri olan Doron Perkins
takımdan ayrıldı, Topaloğlu-Şirin de ayrıldılar, Engin Atsür-Caner
Erdeniz-JaJuan Johnson yeni transferler. Bu arada Beşiktaş Tyler Stone'u da kadrosuna kattı.
sahinarif88@hotmail.com
4 Temmuz 2014 Cuma
Brezilya yarı finalde
Dünya Kupası çeyrek finalinde evsahibi Brezilya turnuvanın en etkileyici takımlarından biri olan Kolombiya'yı 2-1 ile yenerek yarı finale yükseldi.
Brezilya maça Dani Alves-Luiz Gustavo ikilisinden yoksun çıktı. Maça atak başlayan Brezilya yedinci dakikada kornerden gelen topun Thiago Silva'nın dizine çarpmasıyla golü buldu. 20.dakikada Hulk çok güzel bir duvar paslaşmasıyla ceza alanına girdi ama vuruşu Ospina'ya takıldı. 22.dakikada kontra atağa çıkan Kolombiya son pası yapamayınca kaleciyle karşı karşıya kalamadı.
İkinci yarıya Kolombiya Adrian Ramos'la başladı, bu da Kolombiya'nın gol için saldıracağını gösterdi. Buna rağmen iki takım ilk yarıdaki kadar net pozisyonlar bulamadı. 68.dakikada David Luiz uzaklardan kullandığı serbest vuruşta müthiş bir gol attı. 77.dakikada Carlos Bacca'nın düşürülmesine penaltı düdüğü çalan hakem Carballo kaleci Julio Cesar'a kırmızı kart göstermedi. Son bölümde ciddi tehlike yaratamayan Kolombiya turnuvaya veda etti.
Genel Yorum
Brezilya ilk bölümde turnuvadaki en iyi oyununu oynadı diyebiliriz. İkinci bölümde ise Scolari Kolombiya'nın hamlelerine cevap vermekte geç kaldı. Maçtaki üç gol de duran toplardan geldi. Carballo penaltı pozisyonunda Cesar'a kırmızı kart gösterse işler değişebilirdi. Yarı finalde cezalı olan Thiago Silva oynayamayacak. Maçın sonlarında sakatlanan Neymar'ın durumunu önümüzdeki günlerde öğreneceğiz.
Arif ŞAHİN
www.abcspor.com
Brezilya maça Dani Alves-Luiz Gustavo ikilisinden yoksun çıktı. Maça atak başlayan Brezilya yedinci dakikada kornerden gelen topun Thiago Silva'nın dizine çarpmasıyla golü buldu. 20.dakikada Hulk çok güzel bir duvar paslaşmasıyla ceza alanına girdi ama vuruşu Ospina'ya takıldı. 22.dakikada kontra atağa çıkan Kolombiya son pası yapamayınca kaleciyle karşı karşıya kalamadı.
İkinci yarıya Kolombiya Adrian Ramos'la başladı, bu da Kolombiya'nın gol için saldıracağını gösterdi. Buna rağmen iki takım ilk yarıdaki kadar net pozisyonlar bulamadı. 68.dakikada David Luiz uzaklardan kullandığı serbest vuruşta müthiş bir gol attı. 77.dakikada Carlos Bacca'nın düşürülmesine penaltı düdüğü çalan hakem Carballo kaleci Julio Cesar'a kırmızı kart göstermedi. Son bölümde ciddi tehlike yaratamayan Kolombiya turnuvaya veda etti.
Genel Yorum
Brezilya ilk bölümde turnuvadaki en iyi oyununu oynadı diyebiliriz. İkinci bölümde ise Scolari Kolombiya'nın hamlelerine cevap vermekte geç kaldı. Maçtaki üç gol de duran toplardan geldi. Carballo penaltı pozisyonunda Cesar'a kırmızı kart gösterse işler değişebilirdi. Yarı finalde cezalı olan Thiago Silva oynayamayacak. Maçın sonlarında sakatlanan Neymar'ın durumunu önümüzdeki günlerde öğreneceğiz.
Arif ŞAHİN
www.abcspor.com
Ekselansları Roger Federer bir kez daha finalde
Wimbledon erkekler yarı finalinde Roger Federer, Milos
Raonic’i birbirine çok benzeyen üç sette 6-4’erlik skorlarla geçerek finale
yükseldi.
Federer
maçın hemen başında servis kırdı. Setin geri kalan bölümünde iki tenisçi de
servis oyunlarında çok başarılılardı, setin sekizinci oyununda Raonic maçtaki
tek servis kırma şansını yakaladı ama başarısız oldu.
İkinci
ve üçüncü setler birbirinin kopyası oldu, iki sette de dokuzuncu oyunlar
dışında servis kırma puanı göremedik. Sadece dokuzuncu oyunlarda Roger Federer
servis kırma şansları yakaladı ve bu şansları değerlendirdi.
Genel Yorum
Milos Raonic maçta tam 17 tane
ace attı ama ilk servislerinin sadece %55’ini oyuna sokabildi ve her üç
servisinden birinde Roger Federer puanı aldı. Raonic maç boyunca Federer’in
servis attığı oyunlarda etkili olamadı ve sadece bir kez servis kırma şansı
yakaladı. Federer cephesine bakacak olursak, Federer maça doğru bir oyun
planıyla çıktı, kariyeri boyunca ‘çok iyi servis atan’ oyunculara karşı üstün
olan Federer maçtaki kritik puanları rakibinden daha iyi oynadı, onun dışında
servis oyunlarına odaklandı ve galip geldi. Ekselansları böylece Wimbledon’daki
dokuzuncu yarı finalini de kazanmış oldu.
Arif
ŞAHİN
Novak Djokovic İlk Finalist ..
Wimbledon'da erkekler yarı finalleri bugün oynanıyor ve ilk tamamlanan yarı finalde Novak Djokovic, Bulgar Grigor Dimitrov'u zorlu maçta 4 sette mağlup etti.
Novak Djokovic 6-4 / 3-6 / 7-6 / 7-6
Maçın ilk seti bence fırtına öncesi sessizlik şeklinde geçti.Djokovic çok iyi servis atarak kendi oyunlarını çok rahat kazandı.Dimitrov da benzer bir görüntüdeydi ama kırdırdığı servis sonucunda seti kaybetti.
Djokovic 2 sete de ilk setteki momentumuyla başladı.Setin hemen başlarında servis kırma avantajını eline geçirdi.Maçı kontrolüne alıp, Dimitrov'a fırsat tanımadan belkide kısa sürede maçı tamamlayabilir görüntüsü vardı ama 4-2 iken gelen Dimitrov'un servis kırması sette bir anda momentumu Dimitrov lehine çevirdi.Orada servis kırdığı servisle birlikte aldığı üst üste 3 oyun ile sete çok yaklaştı ve seti 6-3 ile kazandı.Bu sette Dimitrov'un file önünde harikalar yarattığını gözlemledim.Özellikle birkaç tane aldığı yarım vole var ki tam jeneriklik.
3. set karşılıklı alınan servis oyunlarıyla başladı.Hemen hemen her servis oyununda tenisçiler kendi servisinde biraz da olsa baskı hissetti.Setin ortalarında - tam olarak hangi oyunda olduğunu hatırlamıyorum - Dimitrov, Djokovic'in servisinde iyice baskıyı kurmuştu ama zaman zaman yaptığı tuhaf basit hataları onu yaktı.Devamında tie-break'e giden sette Djokovic bulduğu mini-break'ler ile seti kazandı.
4. set ilk 2 oyunu iki oyuncu için de rahat geçti.Ama 3. oyunda yani Dimitrov'un servisindeyken, Dimitrov'dan üst üste 3 tane çift hata geldi.Sonraki puanda da 2. servisine kalan Dimitrov basit hatası ile servisini kırdırdı.Böyle bir servis kırdırmadan sonraki oyunda Djokovic'in servisini kırarak karakterini ortaya koydu.Sonraki oyunlarda kendi servislerine tutunurken Djokovic'in servislerinde de sürekli baskısını hissettirdi.Djokovic'in durum 4-5 iken sette kalmak için servis attığı oyunda, bağırtılarla geçen müthiş puanlar sonucunda Dimitrov set puanını yakaladı ama orada değerlendiremedi.Devamında kısa ve rahat oyunlar gördük.Set tie-break'e gitti.Tie-break'te ilk avantajı yakalayan Grigor Dimitrov oldu.Saha değişiminden sonra mini-break'i aldı ve 1'i kendi servisinde olmak üzere 3 tane set puanı elde etti.Bunları değerlendiremedikten sonra bir de maç puanı gösteren Dimitrov, bu puanı çevirdi çevirmesine ama 2. maç puanında Novak Djokovic maçı kazanarak finale yükseldi.
Genel Değerlendirme: Geleceğin Federer'i olarak gösterilen Grigor Dimitrov açıkçası bu maçta bence üstün olan taraftı.3. ve özellikle 4. setin kesinlikle Dimitrov tarafından kazanılması gerekiyordu.Müthiş vuruşları, çok yumuşak bilekleri var ama önemli anlarda çok basit hatalar da yaptı bugün.Gelecekte mutlaka Wimbledon'da final görüp kazanacaktır da.
Emin Kazdaloğlu
Twitter: @Nickonharf
Novak Djokovic 6-4 / 3-6 / 7-6 / 7-6
Maçın ilk seti bence fırtına öncesi sessizlik şeklinde geçti.Djokovic çok iyi servis atarak kendi oyunlarını çok rahat kazandı.Dimitrov da benzer bir görüntüdeydi ama kırdırdığı servis sonucunda seti kaybetti.
Djokovic 2 sete de ilk setteki momentumuyla başladı.Setin hemen başlarında servis kırma avantajını eline geçirdi.Maçı kontrolüne alıp, Dimitrov'a fırsat tanımadan belkide kısa sürede maçı tamamlayabilir görüntüsü vardı ama 4-2 iken gelen Dimitrov'un servis kırması sette bir anda momentumu Dimitrov lehine çevirdi.Orada servis kırdığı servisle birlikte aldığı üst üste 3 oyun ile sete çok yaklaştı ve seti 6-3 ile kazandı.Bu sette Dimitrov'un file önünde harikalar yarattığını gözlemledim.Özellikle birkaç tane aldığı yarım vole var ki tam jeneriklik.
3. set karşılıklı alınan servis oyunlarıyla başladı.Hemen hemen her servis oyununda tenisçiler kendi servisinde biraz da olsa baskı hissetti.Setin ortalarında - tam olarak hangi oyunda olduğunu hatırlamıyorum - Dimitrov, Djokovic'in servisinde iyice baskıyı kurmuştu ama zaman zaman yaptığı tuhaf basit hataları onu yaktı.Devamında tie-break'e giden sette Djokovic bulduğu mini-break'ler ile seti kazandı.
4. set ilk 2 oyunu iki oyuncu için de rahat geçti.Ama 3. oyunda yani Dimitrov'un servisindeyken, Dimitrov'dan üst üste 3 tane çift hata geldi.Sonraki puanda da 2. servisine kalan Dimitrov basit hatası ile servisini kırdırdı.Böyle bir servis kırdırmadan sonraki oyunda Djokovic'in servisini kırarak karakterini ortaya koydu.Sonraki oyunlarda kendi servislerine tutunurken Djokovic'in servislerinde de sürekli baskısını hissettirdi.Djokovic'in durum 4-5 iken sette kalmak için servis attığı oyunda, bağırtılarla geçen müthiş puanlar sonucunda Dimitrov set puanını yakaladı ama orada değerlendiremedi.Devamında kısa ve rahat oyunlar gördük.Set tie-break'e gitti.Tie-break'te ilk avantajı yakalayan Grigor Dimitrov oldu.Saha değişiminden sonra mini-break'i aldı ve 1'i kendi servisinde olmak üzere 3 tane set puanı elde etti.Bunları değerlendiremedikten sonra bir de maç puanı gösteren Dimitrov, bu puanı çevirdi çevirmesine ama 2. maç puanında Novak Djokovic maçı kazanarak finale yükseldi.
Genel Değerlendirme: Geleceğin Federer'i olarak gösterilen Grigor Dimitrov açıkçası bu maçta bence üstün olan taraftı.3. ve özellikle 4. setin kesinlikle Dimitrov tarafından kazanılması gerekiyordu.Müthiş vuruşları, çok yumuşak bilekleri var ama önemli anlarda çok basit hatalar da yaptı bugün.Gelecekte mutlaka Wimbledon'da final görüp kazanacaktır da.
Emin Kazdaloğlu
Twitter: @Nickonharf
Galatasaray Liv Hospital sezon değerlendirmesi
Galatasaray Liv Hospital sezonu Euroleague çeyrek finalisti,
lig finalisti ve Türkiye Kupası yarı finalisti olarak tamamladı.
Sezon başı ve Cumhurbaşkanlığı Kupası
Galatasaray
LH sezona çok farklı bir kadroyla başladı. Arroyo-Gordon-Marko-Erceg-Aldemir
ideal beşinin yedekleri de Ender-Sinan-Cenk-Domercant-Dağlı-Jawai idi. Sezona
Türkiye Kupası elemelerindeki galibiyetlere giren GS Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı
Fenerbahçe’ye kaybetti ve Euroleague’in ilk maçı olan Olympiakos maçıyla
birlikte ciddi sakatlar verdi. Gordon-Jawai sezonu kapatırken Dağlı-Marko da
uzun süreli sakatlıklar yaşadılar. Malik Hairston ve Pops Mensah-Bonsu kadroya
katıldılar.
Euroleague
Galatasaray
LH Euroleague’deki ikinci sezonunda ilk turu rahat geçti. Top16’de ise zayıf
olan F Grubu’na düştü. Galatasaray bu grupta güçlü üç takımla oynadığı altı
maçı da kaybederken Kuban’a içerde yenildi ama dışarda da aynı sayı farkıyla
yenmeyi başardı. Maçlar sonunda çok ilginç bir tablo oluştu, aynı galibiyet
sayısına ulaşan Galatasaray-Kuban ikili averajda da eşit olunca genel averajla
gruptan çıkan GS oldu.
GS çeyrek
finalde Barcelona ile eşleşti. İlk maçın ilk bölümünde iyi oynayan temsilcimiz
Arroyo’nun sakatlanması sonrası dağıldı ve süpürülmekten kurtulamadı.
Galatasaray
LH’nin sezon boyunca Euroleague’de gösterdiği performansı zevkle izlediğimi
söyleyemem. İlk turdaki Siena deplasmanı ve Malaga maçı, Top16’deki Bayern
Münih-Zalgiris-Partizan maçları dışında dar rotasyonla oynayan ve izleyiciyi
yoran bir GS izledik. Sezon boyunca Zoran Erceg’in inişli-çıkışlı performansı,
koç Ataman’ın birçok kez doğru müdahaleleri yapamaması taraftarın sinirlerini
bozdu. Buna rağmen sezon çeyrek finalle bitti.
Türkiye
Beko Basketbol
Ligi’nde normal sezon maçlarına fazla asılmayan Galatasaray ligi dördüncü
sırada bitirdi. Çeyrek finalde Beşiktaş karşısında elenme noktasına geldiler
ama Ahmet Kandemir’in de muazzam hamleleriyle (!) seriyi çevirmeye başardılar.
Banvit serisi çok zor geçebilirdi, bu seride Ataman’ın takımı iyi
yönetmesi-Chuck’ın sakatlığı-Rowland’ın maç sonlarında saçmalaması seride
ibreyi GS’ye çevirdi. Final serisinde ise Galatasaray beklenentimin üstüne
çıkarak seriyi 3-3’e getirdi, son maçtan ise yönetim kurulu kararıyla
çekildiler.
Türkiye
Kupası Sekizli Final’de ise Galatasaray yarı finalde kaldı. Yarı finalde çok
zorlu geçen maçta Efes’e yenilen GS finale kalamadı.
Koç Ergin
Ataman
Ergin
Ataman’ın sezon başındaki planları tutsaydı ve sakatlıklar yaşanmasaydı sezon
nasıl geçirdi, bilemeyiz. Dört sakatlık yaşandı ve yerlerine çok da formda
olmayan iki oyuncu transfer edildi. Kadrodaki Engin-Domercant da önceki
sakatlıklarından sonra form tutamadılar, bunun yanında Zoran Erceg de sık sık
oyundan kopmalar yaşadı ve kendisinin konsantrasyon sorunu Ataman’ı zor durumda
bıraktı. Ligde play-offlar başlayana kadar Sinan Güler de kadroda yeteri kadar
şans bulamadı. Ataman’ın Göksenin Köksal’la ne yaşadığını da çok merak
ediyorum, normal şartlarda Göksenin Köksal’ın bu kadroda daha fazla yer alması
gerekirdi.
Galatasaray
Euroleague sezonu boyunca 11 tane ciddi maça çıktı ve bu maçların tamamı
yenilgiyle sonuçlandı. Bu maçların birçoğu ilk yarılardan koptu.
Oyuncular
Sezonun en
iyi oyuncusu tartışmasız olarak Carlos Arroyo oldu. Arroyo Euroleague’de 25
maçta ortalama 31 dakika süre aldı ve 13.7s- 2r – 5.5a ortalamalarıyla oynadı.
’79 doğumlu bir oyuncunun bu kadar fazla süre alıp bu kadar verimli oynaması
takdire şayan. Arroyo ligde de benzer ortalamalar tutturdu ama ligde taraftar
baskısının çok olduğu Fenerbahçe-Beşiktaş deplasmanlarında etkisiz olması ve
ortalama ayda bir ‘’Para verin yoksa kötü
oynarım.’’demesi can sıktı.
Zoran
Erceg’e gelecek olursak; Erceg Top16’in fikstrünün ortasındaki maçlarda çok iyi
oynadı. Ciddi maçlarda ve Kuban maçlarında ise genellikle kötü oynadı.
Lokomotiv Kuban deplasmanı performansı unutulmaz derecede kötü, Erceg’in sezon
boyunca savunmada etkisiz bir görüntü çizdiğini bir kez daha hatırlatayım.
Galatasaray
kadrosunda yer alan oyuncular bu sezon inişli-çıkışlı oynadılar. Mart’tan sonra
Markoishvili’nin performansını ‘iyi’ olarak değerlendiriyorum. Cenk Akyol final
serisi dışında ortalama bir sezon geçirdi. Furkan Aldemir genellikle istikrarlı
bir sezon geçirdi. Hairston’ın performansı giderek düştü. Domercant kısa
sürelerde etkili olabildi. Macvan oynadığı sürelerde etkili oldu, daha fazla
süreyi hak ediyordu. Sinan da play-offların başından itibaren hak ettiği süreyi
aldı ve olumlu katkı verdi.
Gelecek
sezon
Galatasaray
LH bütün sezonu sakat geçiren Gordon-Jawai’yle yollarını ayırdı.
Macvan-Pops-Dağlı da takımdan ayrıldılar. Arroyo-Erceg-Marko-Aldemir-Güler
takımda kaldılar, Ender-Cenk’in durumu belli değil, Pocius transfer edildi.
sahinarif88@hotmail.com
twitter.com/arifsahin1
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)