18 Eylül 2015 Cuma

WTA Tenis – Genç Yıldızlar

                WTA’de tecrübeli oyuncuların da aldıkları şaşırtıcı sonuçlar ve gösterdikleri inişli-çıkışlı performanslardan sonra sıralamada üst noktalara çıkan birçok genç isim var. Dünya sıralamasına da bağlı olarak dikkat çekici 15 isme bakalım…
               


                15- Ajla Tomljanovic: Zagreb doğumlu olan 2014 Temmuz’da Avustralya vatandaşlığına geçmişti. 1.80 boyundaki tenisçi kariyerinin ilk finaline bu yıl Tayland’da çıktı ve finalde Hantuchova’ya yenildi. Stanford’daki çeyrek finalini de çıkarırsak bu yıl kayda değer başka turnuva oynamadı. 2014’te toprakta etkili olurken, bu yıl başarılı sonuçları sert zeminde geldi. Bu yıl yendiği önemli rakipler Belinda Bencic (Madrid) ve Madison Keys (Stanford)



                14- Annika Beck: 2014 Mart’ta 43 numaraya kadar çıkan Beck düşüş sergiledi ama son aylarda yine yükselişti. Bu yıl şampiyonluğu yok, Florianapolis’te final oynadı ve Pereira’ya kaybetti. Onun haricinde yine International turda başarılı turnuvalar çıkardı; Hertogenbosch ve Bad Gestein’da çeyrek finalleri var. Bu sezon görece başarılı olduğu tek Slam Roland Garros oldu, ilk turda Agnieszka Radwanska’yı yenmeyi başarmıştı.



                13- Alison van Uytvanck: Belçikalı tenisçi, Katowice’deki yarı finali ve daha sonra Roland Garros’taki müthiş performansı dışında pek bir iş yapmadı. Boyu çok uzun olmasa da, iyi bir servisçi, servis oyunlarına iyi konsantre oluyor ve soğuk kanlı bir oyunu var. Roland Garros’ta biraz da kura şansı vardı diyebiliriz; yendiği rakipler Schmiedlova-Diyas-Mladenovic-Mitu; çeyrekte Bacsinszky’e kaybetti.



                12- Carina Witthöeft: ‘95li Alman tenisçi, 1.76 boyunda ve iyi servis atıyor. Bu sezon aldığı sonuçlara bakarsak; Altenkir ve Cagnes’teki ITF turnuvalarında şampiyon oldu –Cagnes’te Bertens-Maria’yı yendi, önemli bir şampiyonluk- Avustralya Açık ilk turunda Navarro’yu yenmeyi başardı, Rogers Cup’ta çeyrek finale kadar çıktı.



                11- Zarina Diyas: Asyalı tenisçiler arasında 1 numaraya yükselen genç tenisçi, kortlarda yaşından beklenmeyecek seviyede oynuyor diyebiliriz. Bu yıl en dikkat çekici Grand Slam performansı Wimbledon’da geldi. Seribaşı isimlerden Pennetta ve Petkovic’i eledi, dördüncü turda Sharapova karşısında da kötü oynamadı. Dubai’de yine Petkovic’i yendiğini görüyoruz. Stuttgart’daki toprak turnuvasında Lisicki’yi 6-0/ 6-0 yenmesi sezonun en dikkat çekici skorlarından biri oldu.



                10- Daria Gavrilova: 1.66 boyundaki Daria, Moskova doğumlu, geçen yıl Avustralya’ya taşındı ve bu yıl Avustralya’yı temsil ediyor. Bu yıl Grand Slam’lerde başarısız oldu; Miami’de Sharapova’yı yenmesi kendisi adına yılın en dikkat çekici sonuçlarından biriydi. Toprak kort sezonunda ise Roma’da yıldızlaştı; elemelerden geldikten sonra Bencic-Ivanovic-Timea-McHale’ı yenip yarı finalde Masha’ya kaybetmişti. Rogers Cup’ta Stosur ve Safarova’yı elemeyi başardı. İstanbul’da çiftlerde Svitolina ile beraber şampiyon olmuşlardı. Kortların en sempatik isimlerinden biri.



                9- Caroline Garcia: Fransız tenisçi, 1.77’lik boyuyla yine dikkat çekici bir isim. Çiftlerde de Srebotnik ile beraber oynuyor, böylece oyununa çok yönlülük kattığını söyleyebiliriz. Teklerde ise çiftlerdeki kadar iyi bir sezon geçiremedi. Şubat’ta Meksika’da üstüste iki haftada da finallerde Timea Bacsinszky’e kaybetti, Indian Wells ve Stuttgart’da Ana Ivanovic’i yenmeyi başardı.



                8- Sloane Stephens: Steph iki yıl önce Avustralya’da Serena’yı yenmeyi başardığı için daha tecrübeli olduğu varsayılabilecek bir tenisçi ama ’93 doğumlu olduğunu hatırlatalım. 2014’te beklenen patlamayı yapamadı; bu yıl da patladığını söyleyemeyiz ama oyununu olgunlaştırdı ve çıkışa geçti. Bu yıl RG ve Wimbledon başarılı Slam’leri oldu. RG’da Venus-Watson-Pironkova galibiyetleri aldı ve dördüncü turda elendi. Wimbledon’da üçüncü tur oynadı. Kariyerinin ilk şampiyonluğu ise Amerika turunda Washington’da geldi. Stosur ve Pavlyuchenkova’yı yenerek şampiyon oldu.



                7- Anna-Karolina Schmiedlova: Yine Gavrilova gibi çok sempatik ve hareketli bir tenisçiyle karşılaşıyoruz. Bu yıl küçük turnuvalarda etkili oldu. Rio’da final oynadı, Katowice’de çeyrekte son şampiyon Cornet’i ezip geçti, sonra Giorgi’yi yenerek şampiyon oldu, Bükreş’te Errani’yi yenerek şampiyon oldu. P5 seviyesindeki Cincinnati’de Radwanska-Begu-Lepchenko’yu yendi ve çeyrek finalde elendi. Üç yaş küçük kardeşi Kristina da yavaş adımlarla geliyor; Williams kardeşler olmasa da Radwanska kardeşler benzeri bir gelecek beklediğini söyleyebiliriz.



                6- Kristina Mladenovic: 1.83’lük boyuyla kortların en uzun kadınlarından biri olan Kiki, çiftlerde de Babos ile beraber mücadele ediyor. Bu yılın genelinde istikrarsız sonuçlar elde etti. Grand Slam’lerde daha iyi oynadı; iki önemli turnuvasını not edelim. Birmingham’da Bouchard-Strycova-Halep’i yendi ve yarı finalde Pliskova’ya yenildi. Amerika Açık’ta ise dördüncü turda Makarova karşısında özellikle final setinde müthişti, çeyrekte Vinci karşısında yorgunluğun da etkisiyle final setinin sonlarında geriye düştü ve elendi. 2013 Wimbledon’dan beri bir Slam’de çeyrek final yapan ilk Fransız oldu ve Cornet’nin de arka arkaya aldığı kötü sonuçlarla Fransa’nın yeni 1 numarası oldu.



                5- Eugenie Bouchard: 2014 yılını müthiş geçiren Bouchard, 2015’e iyi başladı diyebiliriz. Avustralya’da çeyrek final oynadıktan sonra, Indian Wells’te iki tur geçti; ne olduysa Lesia Tsurenko’yla oynadığı maçla beraber başladı diyebiliriz. FED Cup’ta Dulgheru’nun elini sıkmamasından sonra adeta bir ‘lanet’e uğradı diyebiliriz; katıldığı turnuvalarda hiçbir başarı sağlayamadı. US Open’da kendisine geldi, özellikle Cibulkova’yla yaptığı üçüncü tur maçı çok iyi bir maçtı, o maçı kazandı ama sonra düşerek kafasını vurdu ve turnuvadan çekildiğini açıkladı.



                4- Belinda Bencic: ‘97li Bencic listede yer alan en genç oyuncu ve bu yıl tüm yaş kategorilerine bakarsak, en dikkat çekici isimlerden biri olduğunu da söyleyebiliriz. Geçen yılın ikinci yarısından itibaren çıkışta olan Bencic’in bu kadar hızlı bir yükseliş göstermesini beklemiyorduk desek yanlış olmaz. Eastbourne’de Keys-Bouchard-Wozniacki-Radwanska’yı yenip kupayı aldı. Rogers Cup’ta inanılmaz bir hafta geçirdi; Bouchard-Wozniacki-Lisicki-Ivanovic-Serena-Halep’i yendi ki burada özellikle Serena galibiyetinden bahsetmemiz gerekir. Serena’yı –hem de setlerde gerideyken- çok zor bir maçtan sonra yendi, Bencic’in maç kazandıkça havasını bulduğunu ve özellikle büyük tenisçilere karşı oynarken daha fazla konsantre olduğunu söyleyebiliriz. İlerleyen yıllarda, büyük tenisçilere karşı olduğu kadar sıralamada geride olan rakiplerine karşı da benzer konsantrasyonla oynarsa, dünya sıralamasında 1 numaranın en büyük favorisi olacağını söyleyebiliriz...



                3- Madison Keys: ‘95li Amerikalı, sezonun ilk Slam’inde Kvitova ve Venus’u geçerek yarı finale kadar yükselmişti. Sonrasında ise ‘Stephens’ın iki sene önceki hali’ gibi olduğunu söyleyebiliriz; turnuva seçmeye başladı ve oyun olarak da farklı şekillerde oynamadı. Charleston’daki toprak kort turnuvasında biraz da kura etkisiyle finale çıktı, finalde Kerber’e karşı maç için servis atarken servis kırdırdı ve devamında kaybetti. Wimbledon’da çeyrek finalde Radwanska’ya kaybetti, Amerika’da Radwanska’dan rövanşı aldı, sonrasında Serena’ya kaybetti. Avrupalı genç tenisçilere nazaran az turnuvaya gitmesi kendisini sık görmemizi engelliyor; oyun tarzı olarak, yine Williams’lar ve Stephens gibi çok agresif bir oyun tarzı seçiyor, Kerber ve Radwanska gibi tecrübeli ve sakin tenisçilere karşı çok fazla basit hata yapması onu oyunda geriye düşürebiliyor.


                2- Elina Svitolina: ‘94lü Ukraynalı, bu tenisçiler arasında ‘ayağı yere en sağlam basan tenisçi’ olarak özel bir konuma sahip diyebiliriz. Gerçekten çok özel bir tenisçi. Avustralya’da üçüncü turda Serena karşısında ilk seti kazanmıştı, sonra kaybetmişti. Roland Garros’ta çeyrek finale kadar yükseldi, yılın son iki Grand Slam’inde başarısız oldu. Cincinnati’de özel bir performans sergiledi ve Bouchard-Garcia-Safarova’yı yenerek yarı finale çıktı, yine Serena’ya takıldı. İstanbul’da teklerde başarısız oldu ama çiftlerde Gavrilova ile birlikte şampiyon oldular.


1-      Garbine Muguruza: İspanyol tenisinin zirvesi için, çiftlerde de partneri olan Navarro ile ‘tatlı rekabet’ yaşayan Muguruza Dubai’de Radwanska-Navarro’yu yendi ve yarı final oynadı. Roland Garros’ta Kerber-Pennetta’yı yendi ve çeyrek finale çıktı. Kariyerinin en büyük başarısı ise Wimbledon’da geldi. Kerber-Wozniacki-Timea-Radwanska’yı yendikten sonra final maçında Serena’nın karşısına çıktı; özellikle ikinci setin sonlarına doğru ortaya koyduğu mücadele ile takdir topladı.









sahinarif88@hotmail.com




twitter: @arifsahin1

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder